menhec etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
menhec etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30.4.20
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
Muhammed Nasiruddin el-Elbani
Müslümanların Rableri (azze ve celle)'ye dönmek, Rableri (azze ve celle)'nin kıtabını uygulamak, Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak, haramlarından sakınmak, onu razı edecek şeylerde birleşmek suretiyle, kendilerini buna (yani istikbalin İslam'ın olacağına) hazırlamaları gerekir.
okumak veya indirmek için tıklayın:
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
20.4.18
MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ Şeyh Salih bin Fevzan
MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ
Her kimin itikadı, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının itikadlarına muvafık olursa, şüphesiz ki o kimse, Allah'ın azabından necat bulur ve Cennete girer. Bunun için, bu akîdeye iltizam eden ve bu akîde üzere sebat eden fırka, "Fırka-i Naciyye (Kurtulan Fırka)" olarak adlandırılmıştır.
Bu fırkanın bu isimle adlandırılmasının sebebi onun, Allah (azze ve celle)'nin azabından kurtulmuş olmasına râcidir. İşte o, yetmişüç fırka arasından bir fırkadır. Diğer fırkalar ise Ateş'tedir -(bundan) Allah'a sığınırız-.
O halde Fırka-i Nâciyye, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve Sahabesinden başlayarak Saat'in kıyamı ânında bu Muhammedî ümmetin âhirinin nihayetine kadar her zamanda, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tır.
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
14.3.16
EHLİ SÜNNET İLE EHLİ BİD'AT ARASINDAKİ FARK
EHLİ SÜNNET
İLE
EHLİ BİD'AT
ARASINDAKİ
FARK
ŞEYHULİSLAM İBN TEYMİYYE
İLE
EHLİ BİD'AT
ARASINDAKİ
FARK
ŞEYHULİSLAM İBN TEYMİYYE
Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in dîni, diğer dinlere ancak ve ancak Ehli Sünnet ile muzaffer olmuştur. Nitekim İslam dîni, Ebu Bekir, Ömer ve Osman (radiyAllahu anhum)'un hilafetleri döneminde hiç bir dînin nâil olamadığı bir sûrette zuhûr etmiştir.
Şüphesiz ki Doğu'da ve Batı'da, eskiden olsun şimdi olsun, İslam dînini ikâme eden Müslümanlar, cumhûrdur. Rafızîler ancak İslam'ı yıkmak, İslam'ın bağlarını kesmek ve İslam'ın kaidelerini ifsad etmek yolunda çaba sarfetmişlerdir.
Bu ümmet içerisinde, -elhamdulİllah- hak üzere zâhir bir tâife hep olacaktır. Hiçbir mülhid, hiçbir bid'atçı, istilâ yolu ile veya Ehli Hakk'a karşı zafer kazanma sûreti ile bu taifeyi ifsad etme imkânına kavuşamayacaktır. Bid'atçılar sadece, sapıklık üzere kendilerine tâbi olanları dalâlete düşürebileceklerdir. müellif
Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
14.12.15
SELEFİLİK NUH'UN GEMİSİDİR, ONA BİNEN KURTULUR
SELEFİLİK NUH'UN GEMİSİDİR,
ONA BİNEN KURTULUR
Şeyh Muhammed bin Ömer Bezmul
Müslüman yolların ayrıldığı yerin önünde durur. O, dînini muhafaza etmek için hangi yola girecektir?
Şüphe yok ki Müslüman, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in ve Ashabının üzerinde olduğu şeye tâbi olmayı gerçekleştirebileceği yola girer.
O da, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e ittibâ etmeleri ve nakledilenleri almaları hususunda Sahabenin yolunda yürümektir.
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
10.3.15
SELEFİ SALİHİN MENHECİ
SELEFİ SALİHİN
MENHECİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZAN
Selef'in menheci, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in menhecine en muvafık olan menhectir. Bunun için, tüm ibadet ve davet meselelerinde bu menhecin en derin noktalarını incelemek ve bu menheci ilim, ibadet ve davette doğruya muvafık olmayı umarak tatlı ve serin bir su şeklinde müslümanlara sunmak, araştırmacılar üzerine vaciptir.
Şüphesiz ki bu ümmetin âhiri ancak bu ümmetin evvelinin salâh bulduğu ile salâh bulabilir. Şöyle ki akîdesinde, ibadetlerinde, muamelatında, teamüllerinde, edebinde ve ahlakında İslam'ın menheci kesinlikle apaçıktır.
Çünkü bu menhec, Kitap, Sünnet ve Sahabe (radıyaAllahu anhum)'un fehminden alınmış bir menhectir. Şüphesiz ki bu menhecin apaçık oluşu, onun vahiy nuru ile aydınlanmasının ve aynı zamanda, nakille çelişmeyecek şekilde ve aklın nakle tâbi olması şartıyla, Allah'ın akla ve fikre bahşettiği hakkın verilmesinin neticesidir.
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
5.1.15
IŞİD VE EL-KAİDE HAKKINDA SELEFİ ALİMLERİN BEYÂNI
IŞİD VE EL-KAİDE
HAKKINDA
SELEFİ ALİMLERİN BEYÂNI
EBU ABDULLAH HASAN ES-SUMALÎ
HAKKINDA
SELEFİ ALİMLERİN BEYÂNI
EBU ABDULLAH HASAN ES-SUMALÎ
Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) halifeliği ilan ettiği Suriye ve Irak'taki durum hakkında endişeler giderek artarken, bir grup sözde uzman ve akademisyen IŞİD'i ve amaçlarını tanımlama girişiminde bulundu.
Ancak maalesef ki insanların problemi çözmek ve bölgeye yabancı istilasını önlemek için doğru yanıtlar ve güvenilir çözümlere ihtiyaç duyduğu bir zamanda, doğrulanmamış iddialar ve yanlış bilgiler almaya devam ediyoruz.
Bu konularda Selefilerin konumunu doğru bir şekilde aydınlatma niyetindeki bir grup üst düzey Selefi aliminden bazı tebliğler derledim. müellif
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan kapatabilirsiniz!
24.12.14
İYİ BİR ÖLÜM MÜ İSTİYORSUN? İYİ BİR HAYAT YAŞA!
İYİ BİR ÖLÜM MÜ İSTİYORSUN?
İYİ BİR HAYAT YAŞA!
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin
İnsanın nerede ve ne zaman öleceği önemli değildir. Mekke'de ya da Medine'de ya da Allah (subhanehu ve teâlâ)'nın topraklarından herhangi birinde ölmesi önemli değildir.
Cuma günü ya da Pazartesi günü ya da haftanın herhangi bir günü ölmesi önemli değildir. Önemli olan tek şey insanın ne koşulda öldüğüdür. Önemli olan asıl şey budur.
Kişi ne koşulda ölecek? İman, doğruluk ve Tevhid ile mi öleceksin? müellif
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:
indirmek için lütfen tıklayın:
28.11.14
SELEF MENHECİNE NASIL ULAŞTIM? Ebu Turab bin AbdurRahman es-Sivasi
SELEF MENHECİNE
NASIL ULAŞTIM?
Ebu Turab bin AbdurRahman es-Sivasi
Son olarak yayınladığımız "Seyyid Kutub Fikriyatı Ve Selefî Âlimler Tarafından Reddi" kitabının tercümesinde dostum Ebu Turab, dipnotlarda fazlaca yorum yapmıştı.
Bu dipnotlarda Seyyid Kutub'tan tutun İbn Arabi'ye kadar, Sol düşünceden tutun eski Yunan filozoflarına kadar her şey vardı. Bir yayıncı olarak ondan, Selefî Menhec'in insanımıza nasıl hitab ettiğini öğrenmek istemiştim.
O da cevab olarak tafsilatlı bir mektub yazdı. Ben de bu mektubu sizinle paylaşmak istedim. Aslında Murad kardeşimizin verdiği cevab bir mânâda hepimizin hikayesi, yani senelerce aradığımız Gerçek Yol'un hikayesi…
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
8.9.14
ALLAHU TEALA SÜNNETE İTTİBA EDENLERİ SEVER
SÜNNET'E İTTİBA EDENLERİ SEVER
Şeyhulİslam İbn Teymiyye
Allahu Teâlâ ancak Resûlu'ne uyanları
seviyor. Demek ki, Resûlu'ne uymuş olanlar gerçekten
sevmiş oluyorlar Allah'ı, başkaları değil...
Resûle uymak ise, ancak kulluğun ne olduğunu araştırıp
öğrenmekle mümkün olacak bir iştir. Halbuki, Allah'a
muhabbeti olan pek çok kimse, Allah'ın gönderdiği
Şeriat'tan ve Sünnet'inden çıkmakta ve sayıp
dökemeyeceğimiz çeşitli sapıklıklar ileri sürmektedirler.
seviyor. Demek ki, Resûlu'ne uymuş olanlar gerçekten
sevmiş oluyorlar Allah'ı, başkaları değil...
Resûle uymak ise, ancak kulluğun ne olduğunu araştırıp
öğrenmekle mümkün olacak bir iştir. Halbuki, Allah'a
muhabbeti olan pek çok kimse, Allah'ın gönderdiği
Şeriat'tan ve Sünnet'inden çıkmakta ve sayıp
dökemeyeceğimiz çeşitli sapıklıklar ileri sürmektedirler.
İBN TEYMİYYE'NİN İBN KESİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
İBN KESİR
ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Yakın bir zaman önce her fırsatta İbn Teymiyye'nin şahsında Sünnet düşmanlığı yapan bid'atçı bir yayınevinin İbn Kesir'in tefsirini yayınladığını gördüm. Evet, Hafız İbn Kesir (rahimehUllah) Şeyhulİslam İbn Teymiyye'nin öğrencisidir, aynen İbn Kayyim el-Cevziyye ve İmam Zehebi gibi. Tuhaftır, bu gûruh İbn Teymiyye'ye düşman olduğu halde, birebir fikirdaşı olduğu öğrencilerinin kitaplarıyla ne alıp veremediği var acaba?
okumak için (e-kitap) tıklayın:
İBN TEYMİYYE'NİN İBN KESİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
indirmek için tıklayın:
İBN TEYMİYYE'NİN İBN KESİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
indirmek için tıklayın:
İBN TEYMİYYE'NİN İBN KESİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
20.7.14
ALLAHU TEÂLÂ'NIN ARŞ'ININ ÜZERİNE İSTİVASI VE İLMİNİN KULLARIYLA BERABER OLMASI
ALLAHU TEÂLÂ'NIN ARŞ'ININ ÜZERİNE İSTİVASI VE İLMİNİN
KULLARIYLA BERABER OLMASI
ŞEYH ABDURRAHMAN EL-BERRAK
Kur'an, Sünnet ve İslâm ümmetinin ilk müslümanlarının ittifakıyla sâbittir ki, Allahu Teâlâ yedi kat semâsının üzerinde Arş'ının üzerine istiva buyurmuştur.
O, en yücedir ve O, her şeyin üzerindedir. O'nun üzerinde hiçbir şey yoktur. Nitekim Allahu Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
"Allah O'dur ki, semavatı ve arzı ve ikisi arasındakileri altı günde yarattı, sonra Arş'ın üzerine istivâ etti. Sizin için O'ndan başka bir velî ve bir şefaatçı yoktur. Hâlâ tezekkür etmez misiniz (düşünmez misiniz)?" (Secde Suresi, 3. ayet)
İmam Zehebi (rahimehUllah) "İstiva" hakkında der ki: "(İstiva) ayeti hakkında cumhurun kalblerinde yer eden O'nun misli olmaksızın (Arş'ını) istiva ettiğine dair yakinleridir. İşte onların selim fıratlarında ve doğru zihinlerinde yer eden budur. Eğer bunun başka bir manası olsaydı söylenirdi ve ihmal edilmezdi. Şayet onlardan birisi eğer İstiva'yı te'vil etmiş olsaydı gayretler bu te'vilin nakli hususunda yoğunlaşırdı. Ve nakledilmiş olsaydı şöhret te bulurdu." (Bknz. İmam Zehebi, el-Uluvv)
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
7.7.14
HALİS SELEFÎ AKÎDE - EHLİ SÜNNET VE'L-CEMAAT AKÎDESİ ŞEYH ABDURRAHMAN BİN NÂSIR ES-SA'Dİ
HALİS SELEFÎ AKÎDE
EHLİ SÜNNET
VE'L-CEMAAT
AKÎDESİ
ŞEYH ABDURRAHMAN BİN NÂSIR ES-SA'Dİ
Onlar, Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Allah'ın hidayetle ve bütün dinlere üstün kılmak için hak dinle gönderdiği kulu ve resûlü olduğuna şehadet ederler.
O (sallAllahu aleyhi ve sellem) mü'minlere nefislerinden daha evlâdır. O (sallAllahu aleyhi ve sellem) nebîlerin hâtemidir/sonuncusudur; insanlara ve cinlere beşîr/müjdeci ve nezîr/uyarıcı olarak, O (celle celaluhu)'nun izniyle Allah'a davetçi ve aydınlatan bir kandil olarak gönderilmiştir.
Allah, O (sallAllahu aleyhi ve sellem)'i din ve dünya salâhı için; mahlukatın Allah'a ibadeti/kulluğu (hakkıyla) yapmaları için ve bu hususta O (celle celaluhu)'nun rızkıyla istiane etmeleri için göndermiştir. müellif
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
2.7.14
SÜNNET'İN İHYASI ADINA "CEZAKALLAHU HAYRAN" DEMEK VE GÜNÜMÜZDEKİ CAHİLLİKLER
SÜNNET'İN İHYASI ADINA
"CEZAKALLAHU HAYRAN"
DEMEK
VE
GÜNÜMÜZDEKİ CAHİLLİKLER
"CEZAKALLAHU HAYRAN"
DEMEK
VE
GÜNÜMÜZDEKİ CAHİLLİKLER
Allah'ın
Kitabından ve Resûlu (aleyhissalâtu ves selâm)'ın Sünnetinden yüz çevirip de
bunların gayrı ile meşgul olan kimselere gelince onlar, azap ve şekavette, gam,
kasvet ve dar geçimde kalmaya devam ederler.
O kimseler tüm dünyaya sahip
olsalar bile, sonra daha şiddetli ve daha katlanılmaz olana intikal ederler ki
o da Ateş'in azabıdır. Bundan Allah'a sığınırız.
okuma için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:,
26.6.14
İSLAM ÜMMETİNİN SAADETİ NASIL GERÇEKLEŞİR? ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
İSLAM ÜMMETİNİN
SAADETİ
NASIL GERÇEKLEŞİR?
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
Ey Müslüman Topluluğu!
Rabbinizin Kitabını tedebbür ediniz, onu çokça tilavet ediniz, ondaki emirlere sarılınız, ondaki nehiylerden sakınınız.
Kur'ân'ın övdüğü ahlakı ve amelleri öğreniniz ve bu amellere (yarış edercesine) koşunuz, onları ahlak edininiz.
Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'ine özen göstermek, onunla bilinçlenmek ve onun ışığında yürümek, Müslümanların üzerindeki vaciblerin en önemlilerindendir. Çünkü Sünnet, ikinci vahiydir; Allah'ın Kitabını tefsir edicidir ve onun gizli kalmış olabilecek manalarına irşad edicidir. (müellif)
indirmek için tıklayın:
SAADETİ
NASIL GERÇEKLEŞİR?
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
Ey Müslüman Topluluğu!
Rabbinizin Kitabını tedebbür ediniz, onu çokça tilavet ediniz, ondaki emirlere sarılınız, ondaki nehiylerden sakınınız.
Kur'ân'ın övdüğü ahlakı ve amelleri öğreniniz ve bu amellere (yarış edercesine) koşunuz, onları ahlak edininiz.
Kur'ân'ın zemmettiği, sahiplerini korkuttuğu ahlakı ve amelleri de öğreniniz ve bu amellerden uzak durunuz, aranızda da birbirinize bunu tavsiye ediniz.
Rabbinize kavuşuncaya dek bu hâl üzere sabrediniz. Böylece ikramı hak eder, dünya ve Ahirette kurtuluşu, saadeti ve izzeti kazanırsınız.
Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'ine özen göstermek, onunla bilinçlenmek ve onun ışığında yürümek, Müslümanların üzerindeki vaciblerin en önemlilerindendir. Çünkü Sünnet, ikinci vahiydir; Allah'ın Kitabını tefsir edicidir ve onun gizli kalmış olabilecek manalarına irşad edicidir. (müellif)
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
23.5.14
Tasavvufun dinde yeri var mıdır? Muhammed bin Salih el-Useymin
Tasavvufun dinde yeri var mıdır?
Muhammed bin Salih el-Useymin
Soru: En yalın haliyle, tasavvuf hakkında dînin
kavli nedir? Tasavvufu nasıl anlamalıyız? Tasavvuf, Allah'ın kullarına helal
kıldığı şeyleri terk etmeksizin dünyada zühd içerisinde olmak; amelin ve
niyetin Allahu teâlâ'ya halis kılınması; Allah'ı çokça zikretmek, O (celle
celaluhu)'ya istiğfar etmek ve hamd etmek; aynı zamanda dîne ve tasavvufa
bulaşan hurafeleri, bid'atları ve insanı küfre götüren şeyleri (bunlardan
Allah'a sığınırız) yok etmek olarak temsil ediliyor.
Cevap: "Bu, uzun ve karmaşık bir sorudur. Bu sorunun içinde sınıflandırılması gereken hususlar vardır. Onları işiten ilim sahibleri, tasavvufu zemmederler; tasavvufçuların, Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'ın dışında bir yolu, hak bir yolmuş gibi isbat etmeyi murad ettiklerini açıklarlar. Şüphesiz ki tasavvufçuların bu tutumu zemmedilmiştir.
Tüm Müslümanlara vacip olan, hem akîdede, hem uzuvlarla işlenen zahir amellerde tek bir taife olmalarıdır. O taife de Selefi salihin, Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'ın taifesidir.
Belirli bir tarikat ihdas edip de “ümmetin tarikatı işte budur!” demek, kesinlikle zemmedilecek bir husustur. Çünkü, Allah Resûlü (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine muhalif olan her bir yol ve her bir yöntem, ne olursa olsun bâtıldır. Bu taifenin (tasavvufçuların) ihdas ettiği amellere gelince; bu amellere bakılır, eğer Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in getirdiğine muvafık ise, bu ameller haktır fakat “bunlar sufilerin tarikatıdır” veya “bu amelleri sufiler ortaya koymuştur” veya “bu amelleri sufiler tanzim etmiştir” veya benzeri bir söz söylemek yakışık almaz.
Bilakis, “bu ameller, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetidir ve aynıyla bu taifeye (sufilere) nisbet edilemez” demek gerekir. Bu şekilde söylenilince, artık zemmi gerektiren sıfata mensup olmaktan düşülür. Dünyada zühd içerisinde olmakla ilgili konuya gelince; şüphesiz ki, Allah azze ve celle'nin helal kıldığı şeyleri terk etmeyi içermeyen veya Ahiret'te fayda verecek şeyleri terk etmeyi içermeyen dünyadaki zühd övülmüştür. İnsana yakışan, dünyanın kendisi için Ahirete bir vesile olmasıdır. Yoksa kişinin tüm arzu ve gayretinin dünyevî olması değildir. İnsan yalnızca dünyayı murad ederse, hem dünyayı hem de Ahireti kaybedebilir. Çünkü Allahu teâlâ şöyle buyuruyor:
"Kim aceleyi (dünya hayatını) istiyorsa, istediğimize dilediğimizi orada ona acele veririz. Sonra onu cehennem'e koyarız; zemmedilmiş, kovulmuş olarak ona yaslanır. Ve kim âhireti dilerse ve onun için sa'y ile sa'yederse ve o mü'mindir, işte bunların sa'yları meşkûr olur." (İsra Sûresi, 18. ve 19. âyet)
Tasavvuf ehlinin ihdas ettiği zikirlere ve virdlere gelince; şüphe yok ki bunların, keyfiyeti ile veya vakti ile veya adedi ile ya da sebebi ile şeriata muhalif olanları bidattır ve sahibi inkâr edilir. Çünkü, içinde Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in yapmadığı şeyler uydurulan bir ibadet, ibadet olamaz.
Bir ibadet içinde bid'at oldukça ibadet
olamaz. Bir ibadetin, ibadet adını alabilmesi için Allah Resûlu (sallAllahu
aleyhi ve sellem)'den mervî olması gerekir.
(Bir amelin, ibadet sayılabilmesi için hakkında) sebebi, cinsi, türü, biçimi, zamanı, mekânı, ölçüsü gibi hususlar hakkında şer'î bir delîlin kaim olması gerekir. Bu hususlara dair bir delil yoksa, şüphesiz ki o (amel) bid'at olur, veya içinde bid'at mevcut olur ya da sünnetten uzaklaştığı oranda bid'atımsı olur."
Muhammed bin Salih el-Useymin(rahimehUllah)
15.5.14
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
ŞEYH SALİH B. SAAD ES-SUHEYMİ
Hamd Allah'ındır. Salat ve selam, Allah Resûlu'nedir. Mü'mine kardeşlerim, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem), kadınlara özel (zaman ayırıp) nasihât ediyordu. Bunun için biz de O (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e tâbi olma hususunda herhangi bir kusur görmüyor ve size mahsus bir öğüt veriyoruz.
Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, içerisinde mü'mineler için bir müjde bulunan -ki bunları tatbik ettikleri zaman kendilerini bu müjdeye, Allah'ın verdiği büyük bir müjdeye müstehak olacak kılan- bir hadîsinden yola çıkılacaktır. müellif
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
KUR'ÂN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHÂT
İndirmek için tıklayın:
KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA KADINLARA NASİHAT
7.5.14
GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ NASIL OLURSUN?
GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ NASIL OLURSUN?
Selef imamlarından el-Evzai (rahimehUllah) der ki: "Sünnetin yolunda sabırlı ol ve senden öncekilerin durduğu yerde sende dur. Onların konuştuğu yerde sende konuş ve onların uzaklaştığı şeylerden sende uzaklaş. Selefi salihinin yoluna uy, onlar için yeterli olan senin içinde yeterlidir."
(Sahih bir senedle, bknz.: Şerh'il-Usul el-İtikad Ehl'is-Sunne ve'l-Cemaah, el-Lalekai)
(Sahih bir senedle, bknz.: Şerh'il-Usul el-İtikad Ehl'is-Sunne ve'l-Cemaah, el-Lalekai)
"Allah'a giden yolda hakem ve kılavuz, sadece Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'dir, Allah (subhanehu ve teala) bunu en güzel şekilde hayata geçiren Selefi Salihin'i sonradan gelen insanlar için örnek bir toplum yapmıştır. Binaenaleyh Selef'in yolu kurtuluş yoludur."
İbn Kayyim el-Cevziyye (rahimehUllah)
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ OLURSUN?
6.5.14
İnternetin Faydaları ve Zararları
İnternetin Faydaları ve Zararları
İnternet, şu fincan gibidir; içine süt, zehir, bal, çay konulabilen, içine zehir ve içki konulabilen bu kâse gibidir. Bundan daha tehlikeli olması ise orada yayınlanan müstehcenliğin çokluğudur. Muhakkik ve dînine bağlı ilim talibi ve ilim talibesi, internetten şu şart ile faydalanabilirler:
Nefsini dizginlemelidir ve “nefsi dizginleme” deyiminin anlamını bilmelidir. Şöyle ki şu siteyi açmak onu çirkin sitelere sürüklememelidir. Çünkü insan, bazen zayıftır ve nefsinden emin olamaz. Nefsinden korkarsa ona düşen, internetten tümüyle uzaklaşması, ilmi ilim ehline açık yollardan, açıklayıcı kasetler ve açıklayıcı kitaplar üzerinden talep etmesidir.
Ama Allah'ın izni ile hazır ise, sahih akîde ve ibadet ile korunmuş ise ve şerrin kaygan yollarından uzaklaşmış ise, sadece bir şer görünce onu kapatır ise, onu hayra kullanır ise, internetten ve onun teknolojisinden istifade etmede bir beis yoktur. Muvaffak kılan Allah'tır, evet.
[Şeyh Salih bin Saad es-Suheymi (hafizahUllah)'ın bir ders kaydından.]
2.5.14
RAŞİD HALİFELER HAKKINDA Şeyhulİslam İbn Teymiyye
RAŞİD HALİFELER HAKKINDA
Şeyhulİslam İbn Teymiyye
Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Fazilette önce Ebû Bekir'in, sonra Ömer'in, sonra Osman'ın, sonra da Ali'nin (radıyaAllahu anhum) geldiği görüşü sahabe, tabiîn ve etbâuttâbiînden ilim ve dinle şöhret bulmuş müslüman müctehidler arasında ittifak edilen bir görüştür.
Mâlik'in ve Medine ehlinin, Leys bin Sa'd'ın ve Mısır ehlinin, el-Evzaî'nin ve Şam ehlinin, Süfyân es-Sevrî'nin, Ebû Hanîfe, Hammâd bin Zeyd, Hammâd bin Seleme ve benzeri Irak ehlinin görüşü budur.
Şafiî, Ahmed bin Hanbel, İshak, Ebû Ubeyd ve benzeri ümmet içerisinde sıdk ehli olmakla bilinen imamlar da bu görüştedir. Şeyhulİslam İbn Teymiyye
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
22.4.14
KRAVAT TAKMANIN HÜKMÜ
KRAVAT TAKMANIN
HÜKMÜ
Sual: Kravat
takmanın hükmü nedir?
Cevab: Caiz
değildir, buna ilaveten küffarın gelenek ve alâmetlerindendir.
[Şeyh Salih bin
Saad es-Suheymi (hafizahUllah)'ın bir ders kaydından.]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















