cemaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.4.20

İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR


İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
Muhammed Nasiruddin el-Elbani

Müslümanların Rableri (azze ve celle)'ye dönmek, Rableri (azze ve celle)'nin kıtabını uygulamak, Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak, haramlarından sakınmak, onu razı edecek şeylerde birleşmek suretiyle, kendilerini buna (yani istikbalin İslam'ın olacağına) hazırlamaları gerekir.

okumak veya indirmek için tıklayın:
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR

23.6.16

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZÂN
(tam metin)

Önemli olan "davetçi" olmak değildir. Önemli olan "hakîkî davetçi" olmaktır. 

Bu da bizi, Selef'in menhecini bilmeye özen göstermeye; Selef'in menhecinin tüm alanlarını, akîde, ahlak ve amel dairesinde öğrenmeye çağırmaktadır.

O, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, Sünnete ittibâ ederek Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabını örnek alanların ve Kıyamet kopana kadar onların yolu üzere yürüyen kimselerin menhecidir.

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: 

"Ümmetimden bir taife […ki bunlar Selef ve Selefîlerdir…] daima hak üzere zahir olacak; Allah (tebâreke ve teâlâ)'nın emri gelene dek, onları perişan etmek isteyenler de onlara muhalefet edenler de o taifeye zarar veremeyeceklerdir." (Buhari ve Muslim) müellif


Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

14.6.16

KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA VAKTİN DEĞERLENDİRİLMESİ


KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA
VAKTİN 
DEĞERLENDİRİLMESİ
ABDULKERİM BİN ABDULLAH EL-HUDAYR


İnsanlar dünya işlerindeki ticaretlerinde tüm vakitlerini ganimet bilmek için hırslanırlar ve önlerine çıkan tüm fırsatları bazen mübah, bazen haram ve bazen de hayatın onsuz yürüyemediğinden dolayı zorunluluk haline gelen 'dünya malı' için kullanırlar. 

Lâkin Allah (celle ve alâ) ile ticaret yapmak, O'na iman etmek, O'na ihlaslı olmak, imanın ve İslam'ın rükunlarını tahkik etmek ve şu babda belirlenenleri yerine getirmek sûreti ile olur:

"Şüphesiz Allah'ın kitabını tilavet edenler, namazı ikame edenler ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edenler." (Fatır Suresi, 29. ayet)

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!





19.8.15

EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM / ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î


EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î

Taife-i Mansûra üzerinde nice tahakkümler kurulmaya çalışılmıştır! 

Tâ eski zamanlardan itibaren gelen İslam tarihini okuduğun zaman, ehl-i bid'ata mensup pek çok kimsenin, bu Taife-i Mansûra'ya karşı hep tuzak kurduklarını görürsün. 

Taife-i Mansûra'nın kim olduğu hususunun tefsirine gelince; İmam Buhari (rahimehUllah), Sahih'inde şöyle demiştir:

"Onlar, ilim ehlidir."

İmam Ahmed (rahimehUllah) da şöyle demiştir:

"Eğer onlar Ehl-i Hadis değil ise, başka kim olacak bilmiyorum!"

okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

8.6.15

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ
Şeyh Salih bin Fevzan


Her kimin itikadı, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının itikadlarına muvafık olursa, şüphesiz ki o kimse, Allah'ın azabından necat bulur ve Cennete girer. Bunun için, bu akîdeye iltizam eden ve bu akîde üzere sebat eden fırka, "Fırka-i Naciyye (Kurtulan Fırka)" olarak adlandırılmıştır.

Bu fırkanın bu isimle adlandırılmasının sebebi onun, Allah (azze ve celle)'nin azabından kurtulmuş olmasına râcidir. İşte o, yetmişüç fırka arasından bir fırkadır. Diğer fırkalar ise Ateş'tedir -(bundan) Allah'a sığınırız-.

O halde Fırka-i Nâciyye, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve Sahabesinden başlayarak Saat'in kıyamı ânında bu Muhammedî ümmetin âhirinin nihayetine kadar her zamanda, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tır.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

18.4.15

SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR SEBEPLER VE ÇÖZÜMLER Şeyh Salih bin Sa'd es-Suheymî


SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR
SEBEPLER VE ÇÖZÜMLER
Şeyh Salih bin Sa'd es-Suheymî


Bugünlerde ortada şeytandan gelen bir kışkırtma vardır ve o, tahrip ve fitnedir ve de aynı menhecin ehli arasında vukû bulmaktadır. Onların hangisi ile konuşsan, konuştuğun kişinin Ehl-i Sünnet'ten olduğu, hayr üzere olduğu, Ehl-i Sünnet'in menhecini ikrar ettiği, bu menhece itikad ettiği ve bu menheci benimsediği husûsunda şüphe etmezsin ve onları hak üzere bulursun.

Ayrıca, Selefî Ehli Sünnet'e mensub bazı ilim talebeleri arasında, bazı mes'ûliyetler noktasında şekillenen, bazı sözlerin cımbızlanması, kardeşlerinin bazı sözlerinin tahrif ve tebdîl edilmesi, biraz mübalağaya kaçılması ve sözün başka mecralara çekilmesi şeklinde beliren bir fitne zuhur etmiştir. müellif

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR
indirmek için lütfen tıklayın:
SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

19.11.14

SELEFİN MENHECİ IŞIĞINDA KUR'AN MEÂLİ

SELEFİN MENHECİ IŞIĞINDA
KUR'ÂN MEÂLİ
(Tashihli ve ilâveli yeni yayın!)

Duyuru: Meâlimizi hazırlarken sureleri/âyetleri karışık, hatta bazı ayetleri parça parça meâllendirdik. Maalesef sonraki gözden geçirmelerimde -çok az da olsa- bazı kelimelerin kasıtsız bir şekilde düştüğüne muttali oldum. Bu dikkatsizliğimiz, bizim çalışmayı  bir an neşretme isteğimizden kaynaklanmıştır. Şu an itibariyle tashihe devam ediyorum ve varsa düşen kelimeleri ilave ediyorum. İnşâAllah bu minvalde devam edeceğiz... 
hazırlayan: Ebu Umeyr bin Mehmed et-Turkî


Daha önce neşrettiğimiz "TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI" isimli risalenin tashihini yaparken mütercim kardeşim Ebu Turab ile neredeyse hiç bir meâlden faydalanamadık. Çareyi tercüme ve teliflerimizde geçen ayetleri yeniden gözden geçirmede bulduk.

Bilâhare İslami bir forumda genç bir kardeşimizin Selef akidesine göre bir Kur'an meâlinin olup olmadığını araştırdığını müşâhede ettim. Buna cevaben birinin -ben bilirim edasıyla- böyle bir meâlin arayışı içine girmenin doğru olmayıp belli bir akideye göre bir meâlin hazırlanamayacağını yazdığını gördüm.

Vâkia ise tam zıddıdır, hazırlanan her meâl hazırlayan tarafından kendi akidesine göre hazırlanmaktadır. Bunun bir örneğini şöyle verebilirim: Meşhur iki hocanın hazırladığı bir meâlde Mülk Suresinin 16. ayetinde geçen "أَأَمِنتُم مَّن فِي السَّمَاء أَن يَخْسِفَ بِكُمُ الأَرْضَ فَإِذَا هِيَ تَمُورُ/Semâdakinin sizi yere batırmayacağından emin mi siniz, artık o çalkalandığında?" Allah (subhanehu ve teala)'nın semada oluşunu -herhalde kendilerinin Eş'ari akidesine müntesib olduğundan dolayı- inkar ederek ayeti şöyle tahrif ettiklerine şahid olabilirsiniz: "Gökteki (melek)lerin sizi yere geçirmesinden emin mi oldunuz?" 

Hani akideye göre meâl hazırlanmıyordu? 

Emin olun adedi 300 civarında diğer meâllerde de daha bir çok akideyle karşılaşacaksınız...

Tüm bu müşkilatları gözönünde bulundurarak Selefin menheci ışığında bir meâlin eksikliğini gidermek için yayınladığımız her çalışmada geçen ayetleri ayet-ayet, sure-sure topladık. Ve uzun bir çalışmamızdan sonra meâlimiz -biiznİllah/Allah'ın izniyle- tamamlandı.

Yukarıda forumda geçen diyaloğa yeniden dönecek olursak, Selef akidesi herhangi bir akide değildir, Selefi akide tek sahih akidedir. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, sahabenin, tabiinin, tebe tabiinin ve kıyamete kadar bunların yolunda gidenlerin akidesidir. Diğer fasid akideler ise bunların yolundan gitmeyip heva ve hevesine uyanların akidesidir. Allah (subhanehu ve teâlâ) bizi bu sapık akidelerden korusun. (Amin)

İlk neşir: Zilhicce 1435/Ekim 2014 [son güncelleme: 19 Ekim 2026] 

indirmek için tıklayın:
https://drive.google.com/file/d/1vwptWOAmHBimzrM2ujhZAyRi6UEkVVX_/view?usp=drivesdk

11.10.14

ÇORAPLAR ÜZERİNE MESH Muhammed Cemaluddîn el-Kâsımî

 
ÇORAPLAR ÜZERİNE MESH 
Muhammed Cemaluddîn el-Kâsımî

Çoraplar üzerine mesh'in hükmü konusunda bana bir çok sualler tevcih olundu, bu konuya açıklık getirmenin, bunu yaymanın ve bu hususta hakkı söylemenin insanlar için bir ihtiyaç olduğu bana bildirildi.

Kış aylarında abdest alırken ayakların yıkanması
esnasında üşümeden kaynaklanan meşakkat, kız ve erkek çocukların karşılaştığı zorluk ve bunun gibi, ayakların yıkanması sebebiyle kış günlerinde fakirlerin karşılaştığı zahmetler ve bunların önlenmesi yönünde bazı Medrese Hocaları da daha önce dert yanmışlardı.

Şu güzel din kolaylık ve müsamaha üzerine kurulmuştur. Bu dînin esası, zorluğu yoketmek ve darlık ânında onu genişletmekten ibarettir. Gerçekte üzerinde durduğumuz şu mes'ele; yani çoraplar üzerine mesh meselesi; bilinen ve bütün fakihler katında meşhur olan, Selef'ten gelen hadislerle delillendirilen bir mes'eledir. Bu da Sahabe ve Tâbiî'nin ve Müctehid İmamların ve bütün hadis râvîlerinin kabul ettiği bir husustur. Bu konu, herkesin bilmesi gerekli, önemli fıkhi bir meseledir.


okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın:

26.5.14

BİD'AT EHLİ TEKFİR OLUNUR MU? Şeyhulİslam İbn Teymiyye



BİD'AT EHLİ TEKFİR OLUNUR MU? 
Şeyhulİslam İbn Teymiyye



Bid'at ehli arasında da zındık münafıklar vardır; işte bunlar kâfirdir. Ve böyleleri, Râfızîler ile Cehmiyye arasında çoktur. Bunların reisleri de zındık münafıklardır. Aynı şekilde "rafz" bid'atını ilk çıkaran bir münafıktı. Cehmiyye akidesi de aynı durumda olup aslı zındıklık ve nifak idi. Bu sebebledir ki, bâtıni felsefeci Karmatîler ve benzerlerinden münafık zındıklar, aralarındaki yakınlık dolayısıyla Rafızîliğe ve Cehmiyye'ye meylederlerdi.

Yalnız, bid'at ehli arasında bâtınen ve zahiren iman sahibi olan, ama aynı zamanda cehalet ve zulüm sebebiyle Sünnet'ten ayrılarak hatalar içerisine düşenler de vardır. 

Bunlar ne kâfirdirler, ne de münafık. Ama bunlarda bazan, fâsık veya âsî duruma düşmelerine sebeb olan bir taşkınlık ve zulüm meydana gelebilir. Bazan da te'vil ederek hataya düşmüş, bu sebeble de hataları afvedilmiş olabilirler. Hattâ bazan bütün bunların yanısıra bu kimselerde öyle bir iman ve takva bulunabilir ki, bu kimseler, iman ve takvaları oranında Allah'ın veliliğini kazanabilirler.     İbn Teymiyye

Okumak (e-kitap) için tıklayın:

İndirmek için tıklayın:

9.2.14

İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR - SELEFİ DAVETİN ZAFERİ

İstikbal İslam'a Aittir

Selefi Davetin Zaferi
    
Senelerdir çeşitli hizip ve gruplara Allah (subhanehu ve teala)'nın yardımı gelmemiş ve başarılı olamamışlardır ve olamayacaklardır da, zira davet ettikleri din sürekli kendi menfaatlarıdır. Bir taife ise garibler olduğu halde ve insanlar tarafından hor ve hakir görülse de sürekli Allah (subhanehu ve teala)'nın yardımına mazhar olmuştur ve olmaya devam edecektir, zira Allah'ın Resûlü (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
    
"Ümmetimden bir tâife daima hak üzere olacaktır. Allah'ın emri gelene dek onları hakir görenler onlara zarar veremeyeceklerdir ve bu taife böyle kalacaktır." 

Bu çalışmamızda zaferin ancak Selefi Menhec'e tutunmakla mümkün olduğunu açık açık ilan eden zamanımızın Selefi Davet İmamlarından "Asrın Muhaddisi" ünvanlı Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani'nin eserlerinden derlediğimiz bilgileri türkçe okuyan/konuşan müslümanlar ile paylaşmak istedik.


Sünnet düşmanı bid'atçılar kendi aralarında bölük pörçük oldukları halde sürekli Şeyh el-Elbani'yi kötülediğini duyarsınız. Aynen Mu'tezile'nin Ahmed bin Hanbel düşmanlığı gibi, zira bu büyük İmam yılmaz duruşuyla bunların belini kıyamete kadar bükmüş ve devletlerinden olmuşlar ve bir daha kendilerine gelememişlerdir -inşeAllah'ta gelemeyeceklerdir, Şeyh el-Elbani (rahimehUllah)'ta M. Gazali gibi veya kısa bir zaman önce sünnet düşmanlarının saflarında katledilen el-Buti gibilerinin çıkardığı her bir fitneye anında cevab vermiştir.      

okumak için tıklayın (e-kitap): 
 İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR - SELEFİ DAVETİN ZAFERİ 

indirmek için tıklayın:
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR - SELEFİ DAVETİN ZAFERİ       

Selefi Davet Usulü ŞEYH MUHAMMED NASİRUDDİN EL-ELBANİ

SELEFİ DAVET USULÜ

ŞEYH MUHAMMED NASİRUDDİN  EL-ELBANİ
telif: Amr AbdulMun'im Selim

Okurlara sunduğum bu hoş risale, asrın muhaddisi,    Ehli Sünnet ve'l Cemaat'ın imamı Şeyh Muhammed Nâsıruddîn el-Elbânî (rahimehUllah)'ın ilim talebeleri için ilmî miraslardan biridir.

Bu, faydası büyük bir risâledir. Belki de bu, Şeyh (rahimehUllah)'ın ardında bıraktığı, içinde dinine ve Nebisi (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine tutkun müslümanın ittibâ etmesi vacip olan Sahih Selefî Menhec'in usûlünün beyanı bulunan (çalışma)ların en önemlilerindendir.

Bu risâlenin aslı, Şeyh (rahimehUllah)'ın Selefî Davet'in usûlü hakkındaki ilmî bir konferansı ve Şeyh (rahimehUllah)'ın hayatı boyunca her zaman davet ettiği Selefî Menhec'e dair kayıtlardır.

Bu risâlenin yayınlanması, gençliğin, içinde bulunduğu durumda kendisine en çok muhtaç olduğu husus olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle de bugün revaç bulan, Allah'ın Sırat-ı Müstakîmi üzere olmayan eğri yollara davet eden ve Selefi Salih (radıyAllahu anhum)'un mezhebine muvafık olmayan batıl davalara karşı olarak.

Şeyh (rahimehUllah), bu risâlede, Selefi Salih'in anlayışı üzere Kitab ve Sünnet'e ittiba etme hususunda kendisinde azim olan herkesin intisab ettiği Selefî Menhec'in ve Selefî Davet'in usulünü beyan etmiştir.

Amr AbdulMun'im Selim

Okumak (e-kitap) için tıklayın:
Selefi Davet Usulü

İndirmek için tıklayın:
Selefi Davet Usulü

20.1.14

BİD'AT NEDİR VE BİD'ATÇILARI NASIL TANIRSIN?

BİD'AT NEDİR VE BİD'ATÇILARI NASIL TANIRSIN?
                 
   Bid'atçı   bid'atını  meşru  bir  ibadet  olarak  ifa ettiği için    tevbe    etmez, hatta  bununla Allah'a yaklaşacağını sanar.

  Bid'atın ne olduğunu İmam Şatibi kısaca şöyle açıklamaktadır:

   "Bid'at, dinde sonradan icad edilen, şerîate uygun izlenimi uyandıran, üzerinde yürünerek Allah Subhânehû'ya daha çok ibadet/kulluk edilmesi hedeflenen bir yoldan ibarettir."

   Bir başka eserinde şöyle der:

   "Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ile onun ashabından düşünce ve talimlerine, kısaca Sünnet'e muhalif olarak, sonradan ortaya çıkan bir anlayıştır."

   Günümüzde ki bid’atçıların:

   "Biz de Ehli Sünnet'iz!" veya "Biz de hak yoldayız!" dediklerini çokca duyarsın, çünkü İmam Berbehari (rahimehUllah)'ın dediği gibi:

   "İslam Sünnet'tir, Sünnet İslam'dır."

   Bu yüzden tüm bid'atçılar kendilerini meşru gösterme yarışındadırlar. İmam Şevkani (rahimehUllah) bu fenomeni şöyle açıklamıştır:

   "(Bid'atçı) bid'atını açığa vuramaz, aksine zındıkların küfürlerini gizledikleri gibi bid'atlarını gizlerler. Dinde bütün bid'atçılar böyledir."

Kitabın devamını okumak (e-kitap) için tıklayın:
BİD'AT NEDİR VE BİD'ATÇILARI NASIL TANIRSIN?

İndirmek için tıklayın:
BİD'AT NEDİR VE BİD'ATÇILARI NASIL TANIRSIN?

5.10.13

Fitne ve Kargaşada Mü'minlerin Özellikleri

Fitne ve Kargaşada Mü'minlerin

Özellikleri


Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'adır. Ve Allah'tan başka ilah  olmadığına şehadet ederim. Tektir, şerîki/ortağı yoktur. Ve Muhammed'in O'nun kulu ve resûlu olduğuna şehadetederim. Bu ümmetten hiçbir zaman kesilmeyen ilimle bizi bol bol nimetlendirmesi nedeniyle Allah'a çokça hamd olsun. Bu dinin korunması, onun esas ve asıllarının korunması ile bizi nimetlendirmesi sebebiyle Allah'a hamd olsun.

   
Şüphe zamanında ve haller değiştiğinde, Selefin görüşüne muvafık olan doğru bakış üzere hırslı ol.Bize düşen, Allah (celle ve alâ)'ya her hâlükarda takvaya sarılmak; dengeye, hikmete ve şerîate muvafık davranmaya azimli olmak; Selefin Salih'in Menheci'ne uygun davranmada kusur etmemektir.

Hamaset isteyenlerin çoğu eğer sana muvafık olmazsa üzülme. Fakat ümmetin ve Selefi Salih'in Menheci'nin üzerinde durduğu şeyi mutlaka söylemelisin. Çünkü fitneler baş gösterdiği zaman kurtuluş, Kitab'ta, Sünnet'te ve Selefi Salih'in rehberliğindedir.

Okumak (e-kitap) için tıklayın:

30.9.13

SELEFİ MENHEC KURTULUŞUN YOLUDUR

 SELEFİ MENHEC KURTULUŞUN YOLUDUR! 
 Hamd Allah'ındır. Salat ve selam, Allah'ın Resulu'nun, âlinin, ashabının ve onları dost edinenlerin üzerine olsun. Ve ba'du:

 Şüphesiz ki Selefin menheci, akîde ve amel bakımından İslam'ın hak menhecidir. O, bu yönüyle müstakim/dosdoğru çizgiyi ve Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in kendilerinden razı olarak ayrıldığı ilk dönem müslümanlarının üzerinde bulunduğu asıl alanı temsil eder.


 Kelam fırkaları arasında tartışmalar çıktığı ve bu çekişmelerin dînin asılları/temelleri etrafında dönüp durduğu zaman, "Selef" ıstılahı zâhir ve meşhur olmuştur. 


   Herkes Selef'e intisab etmeye çalışmış ve kendi üzerinde bulunduğu durumun, Selefi Salih'in üzerinde bulunduğu durum olduğunu ilan etmiştir.   

okumak (e-kitap) için tıklayın:



28.8.13

Neden Selef Menhecini Seçtim? Şeyh Selim el-Hilali / Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani



Neden Selef Menhecini Seçtim?
Şeyh Selim el-Hilali
Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani

   
    Selefi Davet Allah'ın kitabı Kur'an'a ve Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sahih Sünnet'ine dayanır. Tüm sonradan ortaya atılmış bid'atlardan ve hurafelerden uzak İslam dininin özüdür. Bu davet Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e ve gerçek mü'minlere yani Selefi Salihin'in yoluna bağlıdır.
   Selef, İslam'da daha evvel yaşamış öncü takva sahibleri için ve imanında ihlas sahibi, amelinde ve ahlakında onları takib edenler için kullanılan genel bir tabirdir.

  Her  fırsatta  "Selefi  Menheci/Selefiliği"  yani Sahabe/Tabiin/Tebe Tabiin gibi İslam'ın aslını yaşayan ve yaşatmak isteyenleri ittifakla kötüleyen bid'atçılar seni haktan saptırmasın, zira bunlar samimi olan müslümanların bilgisizliğinden faydalanarak hakkı sürekli örttüler, niyetleri de bu gayretli insanları madden ve manen sömürmekti, eğer bunlar dürüst olsalar Selefi Menhec'in doğruluğunu tasdiklemekten başka imkanları olmayacaktı, ama o zaman insanları istedikleri gibi sömürmek nasıl olurdu bilinmez.

  Bu zümrelerin sömürücü olduğunun en büyük delili sürekli tabilerinden ve diğer müslümanlardan para toplamak ve bedava hemen hemen hiç bir seyi bu insanlara sunmamak, bilakis yayınladıkları hurafelerle dolu "Eserlerini" kitap piyasası değerinden iki-üç misline satmaktır. Oysa Kitab ve Sünneti baştacı edinen Selefiler hizmetine hiç bir zaman para istememiş, bilakis kitap ve risalelerini ümmetin istifadesine sunmuşlardır...

online okumak için tıklayın (e-kitap):
 
indirmek için tıklayın: