bid'at etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bid'at etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30.4.20

İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR


İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
Muhammed Nasiruddin el-Elbani

Müslümanların Rableri (azze ve celle)'ye dönmek, Rableri (azze ve celle)'nin kıtabını uygulamak, Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak, haramlarından sakınmak, onu razı edecek şeylerde birleşmek suretiyle, kendilerini buna (yani istikbalin İslam'ın olacağına) hazırlamaları gerekir.

okumak veya indirmek için tıklayın:
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR

26.11.16

MUASIR SELEFÎ ALİMLERDEN ŞİA HAKKINDA


MUASIR 
SELEFÎ ALİMLERDEN 
ŞİA HAKKINDA

"Şîa, pek çok fırka hâlindedir ve her bir fırkanın kendine özgü bid'atleri vardır. Bu fırkaların en tehlikelisi, 'Oniki imamcı Humeynici Rafızî' fırkasıdır. 
Çünkü hem bu fırkaya davet edenlerin sayısı çoktur; hem de bu fırkanın akîdesi dâhilinde, Ehl-i Beyt'ten istigâse/yardım dilemek gibi büyük şirk fiilleri mevcuttur.
Humeynici Rafızîler kendi zanlarına göre, Ehl-i Beyt mensuplarının ve özellikle de oniki imamın gaybı bildiğine inanmakta; içlerinde Ebu Bekir ve Ömer (Allah onlardan razı olsun) gibi zatların yer aldığı sahabîlerin genelini tekfir etmekte ve onlara sövmektedirler. 
O Rafızîlerin üzere bulunduğu bâtıl hâlden bizi selâmete çıkarmasını Allah'tan niyaz ederiz." Şeyh AbdulAziz bin AbdUllah bin Baz


Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

26.10.16

TOPLUMUN ISLÂHINDA KADININ ROLÜ



TOPLUMUN ISLÂHINDA
KADININ
ROLÜ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN


Kadının kendi cinsinden olan kızlara güzel ve iyi bir örnek olabilmesi için öncelikle kendisinin sâlihâ olmasıdır.

Lâkin kadın salâha nasıl ulaşır? Her kadın bilsin ki salâha ancak ilim ile ulaşır. Bununla demek istediğim, kadının öğreneceği şer'î ilimdir.

Bu, -eğer imkânı varsa- ya kitapların içinden (kitaplar ile) ya da ulemânın -ki bu ulemâ erkeklerden olsun ya da kadınlardan olsun birdir- ağzından (öğrenmekle) olur.

Asrımızda kadının ulemânın ağzından ilim öğrenmesi çok kolay hale gelmiştir. Bu da kayıt sistemi vâsıtası iledir. Şayet ıslâh alanında kullanılırsa, -Allah'a hamdolsun- toplumu hayra ve salâha yönlendirmede bu sistemin büyük bir rolü vardır. Öyleyse kadının salâhı için ilim, olmazsa olmazdır. Çünkü salâh ancak ilim iledir. müellif

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

8.6.16

VESİLE EDİNMEK HAKKINDA



VESİLE EDİNMEK HAKKINDA
HAFIZ İBN KESİR
ŞEYH MUHAMMED EMİN ŞANKITİ

Bil ki, âlimlerin cumhûru, buradaki 'vesîle' sözcüğü ile murâd olunan anlamın, 'Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in getirdiğine muvafık olacak şekilde, ihlâs ile (Allah'ın) emirlerine uymak ve nehiylerinden kaçınmak sûreti ile Allah'a yaklaşmak' olduğu husûsunda hemfikirdirler.

Tasavvuf iddiâsında bulunan cahillere tâbi olan pek çok mülhidin, âyette geçen 'vesîle' kelimesi ile murâd olunan anlamı 'kendisi ile Rabbi arasında vâsıta olan Şeyh' şeklinde zannetmeleri: cehalet, körlük ve apaçık dalâlet içerisinde debelenip durmak ve Allah (subhanehu ve teala)'nın Kitab'ı ile oynamaktır. 


Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!






22.12.15

MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? Şeyh el-Elbani


MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? 

ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ

Bizler İslam'ı ve imanı Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in yolu ile öğrendik. Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bilmediği bir hayrı bizler nasıl olurda biliriz. Bu imkansızdır...

Şu halde, mevlid kandili kutlamasında bir hayır olsa idi, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bunu bizlere öğretmiş olması gerekirdi.

Mevlid kandilini kutlamanın caiz olduğunu söyleyenlere biz şöyle deriz: İddialarınıza göre bu kandili kutlamak hayırlı bir şeydir. Buna binaen, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) bu hayırlı davranışı bizlere göstermiştir yahut göstermemiştir. Bu iki şıkklı sorumuza, şayet göstermiştir diyecek olurlarsa, bizler de onlara: "Şayet doğru sözlü iseniz hadi delilinizi getirin..." (Bakara Suresi, 111. ayet)   deriz. Ne varki, Onlar bununla ilgili hiç bir delil sunamazlar...
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? 
İndirmek için tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!



13.10.15

İSLAM KOMÜNİZMİ REDDEDER!

1 Muharrem 1437 hicrî
İSLAM KOMÜNİZMİ REDDEDER!
ŞEYH HALİL KATTAN 
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ 
ŞEYH ABDULLAH BİN MUHAMMED BİN HAMİD


Şüphesiz ki sosyalizme, komünizme, veya İslam'ın hükmüne muhalif yıkıcı ideolojilere davet edenler kafirdirler, dalâlettedirler. Hatta bu kimseler, Allah'a ve Âhiret Gününe iman etmeyen mülhidler oldukları için, yahudi ve nasrânîlerden bile daha kafirdirler.
Onlardan hiçbirinin, Müslümanların mescidlerinin herhangi birinde imam ve hatip edinilmeleri caiz değildir.
Onların arkasında namaz kılmak sahih olmaz. Dalâletlerinde onlara yardımcı olanlar, onların davet ettikleri şeyi güzel gösterenler, İslam davetçilerini zemmedip onlarla alay edenler de kafirdirler, dalâlettedirler. Onların hükmü de mülhid taifenin hükmü gibidir. Çünkü onlar, mülhidler kervanına katılmış ve onların talebini teyid etmişlerdir.
İslam âlimleri, Müslümanlar aleyhine kafirlere destek çıkanların, herhangi bir şekilde onlara yardım edenlerin de onlar gibi kafir oldukları hususunda icmâya varmışlardır.
Şeyh AbdulAziz bin AbdUllah bin Baz

okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

19.8.15

EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM / ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î


EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î

Taife-i Mansûra üzerinde nice tahakkümler kurulmaya çalışılmıştır! 

Tâ eski zamanlardan itibaren gelen İslam tarihini okuduğun zaman, ehl-i bid'ata mensup pek çok kimsenin, bu Taife-i Mansûra'ya karşı hep tuzak kurduklarını görürsün. 

Taife-i Mansûra'nın kim olduğu hususunun tefsirine gelince; İmam Buhari (rahimehUllah), Sahih'inde şöyle demiştir:

"Onlar, ilim ehlidir."

İmam Ahmed (rahimehUllah) da şöyle demiştir:

"Eğer onlar Ehl-i Hadis değil ise, başka kim olacak bilmiyorum!"

okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

14.8.15

SÜNNET'E GÖRE MESCİDLERDEKİ MİNBER NASIL OLMALIDIR?


SÜNNET'E GÖRE 
MESCİDLERDEKİ MİNBER 
NASIL OLMALIDIR?
Ebu Umeyr bin Muhammed et-Turki

Malumunuz memleketimizde ve sair mıntıkalarda mescidlerdeki minberlerin basamakları yukarıya doğru olabildiğincedir, adeta kuleleri andırmaktadır.

Peki, Sünnet'e göre minber nasıl olmalıdır ve minber olarak kullanılan bu "kulelerin" hükmü nedir?

okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!


12.7.15

HÂRİCÎLERİN GÜNÜMÜZ TORUNLARI TEKFİR CEMAATI

HÂRİCÎLERİN GÜNÜMÜZ TORUNLARI
TEKFİR CEMAATI
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î

Tekfir cemaatı hakkında derim ki:
Onların Allah (azze ve celle)'ye tövbe etmeleri ve ilim ehline sormaları gerekir.

İzzetin Rabbi, Kitâb-ı Kerîm'inde şöyle buyuruyor:
"O hâlde zikir ehline sual edin eğer bilmiyorsanız." (Nahl Sûresi, 43. âyet)

Onlardan birini bulup da: "Elleri kaldırmanın hükmü nedir?" diye sorsan: "Bilmiyorum" der. Veya: "Yedi uzuv üzere secde etmeye dair delilin nedir?" diye sorsan: "Bilmiyorum" der. Sonra da kalkar, kendini Müslümanları tekfir etmeye adar. 

Ağır ol ey cahilcik! Sen nasıl kendini Müslümanları tekfir etmeye adarsın? Sen bu fiilin ile, komünistlerin, baasçıların, nâsırcıların, hükümetlerin; bizâtihi Müslümanların birliğini tefrik eden tüm İslam düşmanlarının gözlerini aydın kılıyorsun. Onlar, Şebib gibi, Nafi bin Ezrak gibi, İmran bin Hattan ve diğer hâricî reisleri gibi eriyip gidecekler. Cahiller burada eriyip gidecekler. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'i ise baki kalacaktır. müellif

okuma için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

20.6.15

KUR'AN OKUDUKTAN SONRA"SADAKALLAHU'L-AZÎM" DEMENİN HÜKMÜ

KUR'AN OKUDUKTAN SONRA"SADAKALLAHU'L-AZÎM" DEMENİN HÜKMÜ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
ŞEYH BEKR EBU ZEYD

Kur'ân tilâvetini: "SadakAllahu'l-Azîm" kavli ile bitirmek, bid'attır. Çünkü Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve onun ashabından, Kur'ân tilâvetini: "SadakAllahu'l-Azîm" kavli ile bitirdiklerine dair hiçbir rivayet gelmemiştir.

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğu sabit olmuştur:

"Size düşen sünnetime ve benden sonra mehdi râşid halifelerin sünnetine (bağlanmaktır). Onlara azı dişlerinizle yapışınız. İhdâs olunan işlerden ise sakının. Şüphesiz ki ihdâs olunan her bir iş, bid'attır. Ve her bid'at, dalâlettir."

Bu nedenle, Kur'ân okuyan kimseye düşen, okumasını tamamlayınca, okumasını, hiçbir şey ilave etmeden, tilavet ettiği son âyetle bitirmesidir. Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

8.6.15

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ
Şeyh Salih bin Fevzan


Her kimin itikadı, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının itikadlarına muvafık olursa, şüphesiz ki o kimse, Allah'ın azabından necat bulur ve Cennete girer. Bunun için, bu akîdeye iltizam eden ve bu akîde üzere sebat eden fırka, "Fırka-i Naciyye (Kurtulan Fırka)" olarak adlandırılmıştır.

Bu fırkanın bu isimle adlandırılmasının sebebi onun, Allah (azze ve celle)'nin azabından kurtulmuş olmasına râcidir. İşte o, yetmişüç fırka arasından bir fırkadır. Diğer fırkalar ise Ateş'tedir -(bundan) Allah'a sığınırız-.

O halde Fırka-i Nâciyye, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve Sahabesinden başlayarak Saat'in kıyamı ânında bu Muhammedî ümmetin âhirinin nihayetine kadar her zamanda, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tır.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

27.5.15

İSLAM'DA TESPİH KULLANMANIN HÜKMÜ Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani


İSLAM'DA TESPİH KULLANMANIN HÜKMÜ
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani

İpe dizili boncuklardan oluşan tespihin aslı muhtemelen hrıstiyanlığa veya budizme dayanmaktadır. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) zamanında bilinmeyen tespih İslam öncesi dinlerin ayinlerinde kullanılmaktadır.

Günümüzde birçok insan tespihi adeta İslam'ın bir şiarı gibi görmektedir. Öte yandan bir kısım sufiler ayinlerini, kendilerine has tahta tespihlerle parmaklarını kalplerinin üzerine özel bir şekilde batırıp icra etmektedirler ve bunun Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'inden kaynaklandığını utanmadan söylemektedirler.

Ancak bilinmektedir ki ne Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ne de Sahabeleri (radıyAllahu anhum) böyle sadistvari ayinler düzenlemişlerdir, bilakis: "Parmaklarınızla tesbih çekin, zira onlar sorulur ve konuşturulurlar." (Tirmizi tahric etmiştir. Hasendir)  hadisinde buyrulduğu gibi onlar parmaklarıyla tesbih çekmişlerdir.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

18.4.15

SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR SEBEPLER VE ÇÖZÜMLER Şeyh Salih bin Sa'd es-Suheymî


SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR
SEBEPLER VE ÇÖZÜMLER
Şeyh Salih bin Sa'd es-Suheymî


Bugünlerde ortada şeytandan gelen bir kışkırtma vardır ve o, tahrip ve fitnedir ve de aynı menhecin ehli arasında vukû bulmaktadır. Onların hangisi ile konuşsan, konuştuğun kişinin Ehl-i Sünnet'ten olduğu, hayr üzere olduğu, Ehl-i Sünnet'in menhecini ikrar ettiği, bu menhece itikad ettiği ve bu menheci benimsediği husûsunda şüphe etmezsin ve onları hak üzere bulursun.

Ayrıca, Selefî Ehli Sünnet'e mensub bazı ilim talebeleri arasında, bazı mes'ûliyetler noktasında şekillenen, bazı sözlerin cımbızlanması, kardeşlerinin bazı sözlerinin tahrif ve tebdîl edilmesi, biraz mübalağaya kaçılması ve sözün başka mecralara çekilmesi şeklinde beliren bir fitne zuhur etmiştir. müellif

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR
indirmek için lütfen tıklayın:
SELEFÎLER ARASINDAKİ İHTİLAFLAR

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

11.2.15

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA CİNLER

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA
CİNLER
Şeyh Muhammed Nâsıruddîn el-Elbani

Cinlerle muamelede bulunmak, daha önceden -bu zamandan önce işitmediğimiz asrî bir dalâlettir. İnsanların cinlerle muamelede bulunması, tabiatla çok alâkalı bir konudur. Şöyle ki insanların cinlerle muamelede bulunması mümkün değildir çünkü ikisinin tabiatı farklıdır. 

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem), Kur'ân'da: "Cinleri de halis ateşten yarattı." şeklinde gelen âyeti tekid ederek ve Kur'ân'daki (bilgiye) ilave olarak şöyle buyurmuştur: "Melekler, nurdan yaratıldı; Cinler, ateşten yaratıldı; ve Âdem de size vasfolunan şeyden yaratıldı."

Beşer, topraktan yaratılmış ise, ve cin de ateşten yaratılmış ise, biz inanıyoruz ki, yaratılışın aslındaki bu farklılığa rağmen cinlerle muamelede bulunmanın mümkün olduğunu söyleyen kimse bence,"... insanların meleklerle muamelede bulunması..." şeklinde henüz hiç kimseden duymadığımız bir şeyi söyleyen kimse gibidir. Peki, 'insanların meleklerle muamelede bulunması mümkündür' deme imkânımız var mı? Cevap: Hayır, niçin? Cevap aynı: "Melekler, nurdan yaratıldı; ... ; ve Âdem de size vasfolunan şeyden yaratıldı." Yani Âdem, topraktan yaratılmıştır. Topraktan yaratılan bu varlığın, nurdan yaratılan varlıkla muamelede bulunması mümkün değildir. müellif


okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

19.1.15

MÜSLÜMANLARIN ARALARINDAKİ SAVAŞ FİTNESİ VE İNTİHAR EYLEMLERİ


MÜSLÜMANLARIN ARALARINDAKİ
SAVAŞ FİTNESİ
VE
İNTİHAR EYLEMLERİ
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ

Şüphesiz ki Nebî (صلى الله عليه وسلم): "Müslümana sövmek fısktır; Müslümanı öldürmek ise küfürdür." yani küfür amellerindendir buyurmuştur.

Çünkü bir Müslümanın, Müslüman kardeşine silah çekmesi mümkün değildir. Aksine Müslüman, kılıcını kafire karşı çeker. 

Bunun için Resûl ( صلى الله عليه وسلم ), bu hareketi küfür olarak vasfetmiştir. 

Yine Nebî ( صلى الله عليه وسلم)  şöyle buyurmuştur: 

"Bize silah çeken, bizden değildir."

Müslümanlara vacip olan, böyle fitneler zuhur ettiği zaman, dillerini muhafaza etmeleri, hak sahipleri hariç böyle bir olaya dahil olmaktan silahlarını alıkoymalarıdır.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

16.1.15

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA ALİM KİMDİR?


KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA 
ALİM KİMDİR?

ŞEYH SALİH BİN SAAD ES-SUHEYMİ



Sufyan bin Uyeyne (rahimehUllah)'tan, onun şöyle dediği mervîdir:

"İnsanları, halktan gizli olarak dinleri hakkında konuşurken görürsen bil ki onlar, dalâlet veya bid'at kapısı açmaktadırlar."

Çünkü daima gizlice fısıldaşarak konuşmak, bid'atçıların alametlerindendir. 

Çünkü bid'atçılar, sadece karanlıkta hareket edebilen yarasalar gibidirler. 

Rabbani âlimin ise dîni açıktır, menheci açıktır, yolu açıktır. İbni Sirin (rahimehUllah) el-İsnad adlı eserde şöyle demiştir:

"Şüphesiz ki bu ilim, dindir. Dîninizi kimden aldığınızı bilin." müellif

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:


*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!




7.1.15

SELEFİLİK NEDİR?


SELEFİLİK NEDİR?
ŞEYH SALİH BİN SAAD ES-SUHEYMİ


Ümmet'in Selef'i Resûl'lerin metodolojisini durumlarıyla, detaylarıyla, sözleriyle, eylemleriyle ve inançlarıyla takip etmeyi arzulayan kişilerdir. Bu nedenle gerekli olan, onların rehberliğiyle yönlendirilmek ve onların metodolojilerini izlemektir.

Bu nedenle, Sahabeler ve onları takip edenler ve (bunların) doğru yol(un)dan gitmiş imamlar, takip edilmesi ve metodolojilerinin izlenmesi gereken kişilerdir, çünkü Selefiyye Kitab'ın ve Sünnet'in rehberliğini takip eden bir metodolojidir.

Ve ben "Selefiyye" ya da "Ehl-i Sünnet" ya da "Ehl-i Sünne ve'l-Cemaa" ya da "el-Fırkatu'n-Nâciyye" ya da "Taifet'ul-Mansura" ya da "Ehl'ul-Hak" kelimelerinin eşanlamlı olduğuna ve tek bir anlama çıktığına inanmaktayım. Ve Selefiyye, iddia edildiği gibi bir yenilik değil, bu kelimeler için bir anlamdaştır ve bu anlamını Selef'ten, kendisinden önce gelenden alır. müellif


okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan kapatabilirsiniz!

5.1.15

IŞİD VE EL-KAİDE HAKKINDA SELEFİ ALİMLERİN BEYÂNI

IŞİD VE EL-KAİDE 
HAKKINDA 
SELEFİ ALİMLERİN BEYÂNI
EBU ABDULLAH HASAN ES-SUMALÎ


Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) halifeliği ilan ettiği Suriye ve Irak'taki durum hakkında endişeler giderek artarken, bir grup sözde uzman ve akademisyen IŞİD'i ve amaçlarını tanımlama girişiminde bulundu.

Ancak maalesef ki insanların problemi çözmek ve bölgeye yabancı istilasını önlemek için doğru yanıtlar ve güvenilir çözümlere ihtiyaç duyduğu bir zamanda, doğrulanmamış iddialar ve yanlış bilgiler almaya devam ediyoruz.

Bu konularda Selefilerin konumunu doğru bir şekilde aydınlatma niyetindeki bir grup üst düzey Selefi aliminden bazı tebliğler derledim. müellif


okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan kapatabilirsiniz!

2.1.15

MÜSLÜMANLAR FİTNELERDEN NASIL KURTULUR? ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ


MÜSLÜMANLAR FİTNELERDEN NASIL KURTULUR?
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ

İnsan olsun, cin olsun, Acem olsun, Arap olsun, kadın olsun erkek olsun tüm ümmete vacip olan, Allah'ın Kitabı ve Resûlu (aleyhissalâtu vesselam)'ın Sünnet'i ile hükmetmek; barışta, savaşta, ibadet ve muamelatta, Allah'ın isimleri ve sıfatları gibi insanların fırkalara ayrıldığı hususlarda, ba's, neşir, Cennet, Ateş konularında ve bazı insanların ortaya çıkardığı şu savaşlar da dahil olmak üzere her şeyde, ümmetin Selefi olan Sahabe (radıyAllahu anhum) ile o Sahabîlere tâbi olanların menheci üzere yürümektir. müellif




okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*

indirmek için lütfen tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan kapatabilirsiniz!

28.11.14

SELEF MENHECİNE NASIL ULAŞTIM? Ebu Turab bin AbdurRahman es-Sivasi


SELEF MENHECİNE
NASIL ULAŞTIM?
Ebu Turab bin AbdurRahman es-Sivasi

Son olarak yayınladığımız "Seyyid Kutub Fikriyatı Ve Selefî Âlimler Tarafından Reddi" kitabının tercümesinde dostum Ebu Turab, dipnotlarda fazlaca yorum yapmıştı. 

Bu dipnotlarda Seyyid Kutub'tan tutun İbn Arabi'ye kadar, Sol düşünceden tutun eski Yunan filozoflarına kadar her şey vardı. Bir yayıncı olarak ondan, Selefî Menhec'in insanımıza nasıl hitab ettiğini öğrenmek istemiştim. 

O da cevab olarak tafsilatlı bir mektub yazdı. Ben de bu mektubu sizinle paylaşmak istedim. Aslında Murad kardeşimizin verdiği cevab bir mânâda hepimizin hikayesi, yani senelerce aradığımız Gerçek Yol'un hikayesi…

okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın: