ehl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ehl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.4.20

RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ

RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ VE TERAVİH NAMAZININ REKAT SAYISI
ŞEYH MUHAMMED NÂSIRUDDÎN EL-ELBÂNÎ

Gece namazının rekâtlarının sayısı; onbir rekâttır. Biz, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak için gece namazının bundan fazla olmamasını tercih ederiz. Çünkü Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar bu sayıdan fazla kılmamıştır. müellif

indirmek için tıklayınız:


16.3.20

BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA


BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA
Şeyh AbdulAziz bin AbdUllah Baz
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

Şerrin vukuu bulmaması için sebeplere sarılmakta bir sorun yoktur. Bu ise, hasta ve bu hastalığın sağlıklı insanlara Allah'ın izniyle intikâl etmesinden korkulan kimseden uzak durularak mümkün olur.

okumak veya indirmek için tıklayın:
BULAŞICI HASTALIKLAR HAKKINDA

20.4.18

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ Şeyh Salih bin Fevzan

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ
Her kimin itikadı, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının itikadlarına muvafık olursa, şüphesiz ki o kimse, Allah'ın azabından necat bulur ve Cennete girer. Bunun için, bu akîdeye iltizam eden ve bu akîde üzere sebat eden fırka, "Fırka-i Naciyye (Kurtulan Fırka)" olarak adlandırılmıştır.

Bu fırkanın bu isimle adlandırılmasının sebebi onun, Allah (azze ve celle)'nin azabından kurtulmuş olmasına râcidir. İşte o, yetmişüç fırka arasından bir fırkadır. Diğer fırkalar ise Ateş'tedir -(bundan) Allah'a sığınırız-.

O halde Fırka-i Nâciyye, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve Sahabesinden başlayarak Saat'in kıyamı ânında bu Muhammedî ümmetin âhirinin nihayetine kadar her zamanda, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tır.



okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

17.6.17

SAHİH TEFSİR ARAPÇA


nette arapça tefsirleri araştırırken hicri 1419/1998 miladi senesinde yayınlanmış sadece sahih ve hasen rivayetlerle hazırlanmış orijinal -bildiğim kadarıyla alanında bir ilktir- hoş bir tefsir buldum, sizinle bunu paylaşmak istedim:

SAHİH TEFSİR ARAPÇA CİLT 1

SAHİH TEFSİR ARAPÇA CİLT 2


SAHİH TEFSİR ARAPÇA CİLT 3

SAHİH TEFSİR ARAPÇA CİLT 4

EK (tek cilt halinde muhtasar):

SAHİH TEFSİR MUHTASAR ARAPÇA TEK CİLT





26.10.16

TOPLUMUN ISLÂHINDA KADININ ROLÜ



TOPLUMUN ISLÂHINDA
KADININ
ROLÜ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN


Kadının kendi cinsinden olan kızlara güzel ve iyi bir örnek olabilmesi için öncelikle kendisinin sâlihâ olmasıdır.

Lâkin kadın salâha nasıl ulaşır? Her kadın bilsin ki salâha ancak ilim ile ulaşır. Bununla demek istediğim, kadının öğreneceği şer'î ilimdir.

Bu, -eğer imkânı varsa- ya kitapların içinden (kitaplar ile) ya da ulemânın -ki bu ulemâ erkeklerden olsun ya da kadınlardan olsun birdir- ağzından (öğrenmekle) olur.

Asrımızda kadının ulemânın ağzından ilim öğrenmesi çok kolay hale gelmiştir. Bu da kayıt sistemi vâsıtası iledir. Şayet ıslâh alanında kullanılırsa, -Allah'a hamdolsun- toplumu hayra ve salâha yönlendirmede bu sistemin büyük bir rolü vardır. Öyleyse kadının salâhı için ilim, olmazsa olmazdır. Çünkü salâh ancak ilim iledir. müellif

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

23.6.16

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZÂN
(tam metin)

Önemli olan "davetçi" olmak değildir. Önemli olan "hakîkî davetçi" olmaktır. 

Bu da bizi, Selef'in menhecini bilmeye özen göstermeye; Selef'in menhecinin tüm alanlarını, akîde, ahlak ve amel dairesinde öğrenmeye çağırmaktadır.

O, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, Sünnete ittibâ ederek Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabını örnek alanların ve Kıyamet kopana kadar onların yolu üzere yürüyen kimselerin menhecidir.

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: 

"Ümmetimden bir taife […ki bunlar Selef ve Selefîlerdir…] daima hak üzere zahir olacak; Allah (tebâreke ve teâlâ)'nın emri gelene dek, onları perişan etmek isteyenler de onlara muhalefet edenler de o taifeye zarar veremeyeceklerdir." (Buhari ve Muslim) müellif


Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

14.6.16

KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA VAKTİN DEĞERLENDİRİLMESİ


KUR'AN VE SÜNNET IŞIĞINDA
VAKTİN 
DEĞERLENDİRİLMESİ
ABDULKERİM BİN ABDULLAH EL-HUDAYR


İnsanlar dünya işlerindeki ticaretlerinde tüm vakitlerini ganimet bilmek için hırslanırlar ve önlerine çıkan tüm fırsatları bazen mübah, bazen haram ve bazen de hayatın onsuz yürüyemediğinden dolayı zorunluluk haline gelen 'dünya malı' için kullanırlar. 

Lâkin Allah (celle ve alâ) ile ticaret yapmak, O'na iman etmek, O'na ihlaslı olmak, imanın ve İslam'ın rükunlarını tahkik etmek ve şu babda belirlenenleri yerine getirmek sûreti ile olur:

"Şüphesiz Allah'ın kitabını tilavet edenler, namazı ikame edenler ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edenler." (Fatır Suresi, 29. ayet)

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!





23.3.16

SAHÂBEYE HAKARET ETMENİN HÜKMÜ



SAHÂBEYE 
HAKARET ETMENİN 
HÜKMÜ

ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN

Üzerimize vacip olan, Sahabeyi sevmek, onlara hürmet etmek, onların şerefini korumak, aralarında cereyan eden savaşlar hakkında sükût etmek ve Sahabeye nifak ile sövenleri ittihâm etmektir. Durum budur çünkü, Sahabe aleyhine ancak ve ancak boğazına kadar nifaka batmış kimseler sövebilir. Böyle bir şeyden, Allah'a sığınırız. Bir kişi nifaka saplanmamış olsa nasıl kalkar da Sahabeye sövebilir?

Ayrıca şu da var ki, Sahabeye sövmek, Sahabeyi yaralamaktır, Şerîat'ı yaralamaktır, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'i yaralamaktır, Allah (azze ve celle)'nin hikmetini yaralamaktır.

Sahabeye sövmenin, ashabı yaralamak olduğu husûsu açıktır. Sahabeye sövmenin, Şerîat'ı yaralamak olduğu husûsuna gelince; Çünkü Şerîat'ı bize nakledenler, sahabîlerdir.  
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!


14.3.16

EHLİ SÜNNET İLE EHLİ BİD'AT ARASINDAKİ FARK

EHLİ SÜNNET 
İLE 
EHLİ BİD'AT 
ARASINDAKİ 
FARK
ŞEYHULİSLAM İBN TEYMİYYE

Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in dîni, diğer dinlere ancak ve ancak Ehli Sünnet ile muzaffer olmuştur. Nitekim İslam dîni, Ebu Bekir, Ömer ve Osman (radiyAllahu anhum)'un hilafetleri döneminde hiç bir dînin nâil olamadığı bir sûrette zuhûr etmiştir.

Şüphesiz ki Doğu'da ve Batı'da, eskiden olsun şimdi olsun, İslam dînini ikâme eden Müslümanlar, cumhûrdur. Rafızîler ancak İslam'ı yıkmak, İslam'ın bağlarını kesmek ve İslam'ın kaidelerini ifsad etmek yolunda çaba sarfetmişlerdir.

Bu ümmet içerisinde, -elhamdulİllah- hak üzere zâhir bir tâife hep olacaktır. Hiçbir mülhid, hiçbir bid'atçı, istilâ yolu ile veya Ehli Hakk'a karşı zafer kazanma sûreti ile bu taifeyi ifsad etme imkânına kavuşamayacaktır. Bid'atçılar sadece, sapıklık üzere kendilerine tâbi olanları dalâlete düşürebileceklerdir. müellif

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!


15.2.16

HOCAM ŞEYHULİSLAM İBN TEYMİYYE Hafız İbn Kesir

HOCAM 
ŞEYHULİSLAM İBN TEYMİYYE
Hafız İbn Kesir

İbn Teymiyye (rahimehUllah) büyük âlimlerden biri olup ictihadlarında hata yaptığı da, isabet ettiği de olmuştur. Ancak isabetine nisbetle hatası engin denizdeki bir nokta kadardır. 

Ayraca Sahih-i Buharî'den nakledilen bir hadis-i şerifte de anlatıldığı gibi bu işte yapmış olduğu hataları da bağışlanmıştır: 

"Hakim hükmeder, ictihad eder ve sonra isabet ederse ona iki ecir vardır. Hükmeder, ictihad eder ve sonra hata ederse ona bir ecir vardır." 

Demek ki İbn Teymiyye her halukârda sevap kazanmıştır.
Hafız İbn Kesir

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!


27.1.16

TEVHİD VE KISIMLARI Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

TEVHİD 
VE 
KISIMLARI
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

İbadet ancak Allah ( azze ve celle) için yapılırsa sahîh olur. 

Ulûhiyet tevhîdini ihlâl eden kimse, -rubûbiyet tevhîdi ile isim ve sıfat tevhîdini ikrar etse bile- müşriktir, kâfirdir. 

Şayet bir adam, Allah (subhanehu ve teala)'nın yaratıcı olduğuna, mâlik olduğuna, tüm işleri idare edici olduğuna, O (subhanehu ve teala)'nın hak ettiği isim ve sıfatların sahibi olduğuna iman etse ama Allah ile beraber başkasına ibadet etse; o kimsenin rubûbiyet tevhîdini ve isim ve sıfat tevhîdini ikrâr etmesi kendisine bir fayda sağlamaz. müellif



Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

21.1.16

KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR Said el-Kahtani


KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR
Said el-Kahtani

Şifâ, sözlükte hastalıktan iyi olmak anlamına gelir. "Allah ona şifa verdi" anlamında "şefahUllahu" denir. "Hastalığından beri oldu, şifa buldu" anlamında da "iştefa" denir. Bu kelime, vücutların şifasından ruhların ve kalplerin şifasına da nakledildi.

Allahu Teâlâ eş-Şâfî'dir, hastalık ve şikayetlere şifa verendir. O'nun şifası iki kısımdır:

Birincisi, manevî ve ruhî şifadır ki, kalp hastlalıklarına verdiği şifa bu nevidendir.

İkincisi maddî şifadır ki bu da vücutların hastalığına verdiği şifadır. Allahu Teâlâ kitabında her iki şifayı da zikretti ve Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'de Sünnet'inde bunu açıkladı.

Kur'an-ı Kerim, kalplerdeki şüphe tereddüt ve şehvet hastalıklarına karşı şifâdır, onlardaki küfür ve nifak pisliklerini yok edip izâle eder.

okumak için (e-kitap) tıklayın:
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

indirmek için tıklayın: 
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

22.12.15

MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? Şeyh el-Elbani


MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? 

ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ

Bizler İslam'ı ve imanı Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in yolu ile öğrendik. Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bilmediği bir hayrı bizler nasıl olurda biliriz. Bu imkansızdır...

Şu halde, mevlid kandili kutlamasında bir hayır olsa idi, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bunu bizlere öğretmiş olması gerekirdi.

Mevlid kandilini kutlamanın caiz olduğunu söyleyenlere biz şöyle deriz: İddialarınıza göre bu kandili kutlamak hayırlı bir şeydir. Buna binaen, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) bu hayırlı davranışı bizlere göstermiştir yahut göstermemiştir. Bu iki şıkklı sorumuza, şayet göstermiştir diyecek olurlarsa, bizler de onlara: "Şayet doğru sözlü iseniz hadi delilinizi getirin..." (Bakara Suresi, 111. ayet)   deriz. Ne varki, Onlar bununla ilgili hiç bir delil sunamazlar...
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)

Okumak için (e-kitap) tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? 
İndirmek için tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!