itikad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
itikad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.6.20

KİTAB VE SÜNNET'TEN İSLAMİ AKİDE

KİTAB VE SÜNNET'TEN
İSLAMİ AKÎDE
Muhammed bin Cemil Ziynu


Akide, yani inanç hakkında çok mühim olan bu sorulara, her biri hakkında Kur'an  ve sahih hadislerden delil getirerek, okuyan verilen cevabın doğruluğuna tam bir kanaat getirsin diye yanıt vermeyi  uygun buldum. Zira tevhid akidesi, insanın  dünya ve ahiret saadetinin esasını teşkil etmektedir.

   Allah (celle celaluhu)'dan bu kitapta açıklamaya gayret ettiğim bu doğru Akide'den bütün Müslümanları faydalandırması ve onu kerim olan vechine halis kılmasını niyaz ederim. müellif 

okumak için tıklayın:

23.6.16

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ

SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZÂN
(tam metin)

Önemli olan "davetçi" olmak değildir. Önemli olan "hakîkî davetçi" olmaktır. 

Bu da bizi, Selef'in menhecini bilmeye özen göstermeye; Selef'in menhecinin tüm alanlarını, akîde, ahlak ve amel dairesinde öğrenmeye çağırmaktadır.

O, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, Sünnete ittibâ ederek Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabını örnek alanların ve Kıyamet kopana kadar onların yolu üzere yürüyen kimselerin menhecidir.

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: 

"Ümmetimden bir taife […ki bunlar Selef ve Selefîlerdir…] daima hak üzere zahir olacak; Allah (tebâreke ve teâlâ)'nın emri gelene dek, onları perişan etmek isteyenler de onlara muhalefet edenler de o taifeye zarar veremeyeceklerdir." (Buhari ve Muslim) müellif


Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

27.1.16

TEVHİD VE KISIMLARI Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

TEVHİD 
VE 
KISIMLARI
Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

İbadet ancak Allah ( azze ve celle) için yapılırsa sahîh olur. 

Ulûhiyet tevhîdini ihlâl eden kimse, -rubûbiyet tevhîdi ile isim ve sıfat tevhîdini ikrar etse bile- müşriktir, kâfirdir. 

Şayet bir adam, Allah (subhanehu ve teala)'nın yaratıcı olduğuna, mâlik olduğuna, tüm işleri idare edici olduğuna, O (subhanehu ve teala)'nın hak ettiği isim ve sıfatların sahibi olduğuna iman etse ama Allah ile beraber başkasına ibadet etse; o kimsenin rubûbiyet tevhîdini ve isim ve sıfat tevhîdini ikrâr etmesi kendisine bir fayda sağlamaz. müellif



Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

8.6.15

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ

MÜCMEL SELEFİ SÂLİH AKÎDESİ
Şeyh Salih bin Fevzan


Her kimin itikadı, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının itikadlarına muvafık olursa, şüphesiz ki o kimse, Allah'ın azabından necat bulur ve Cennete girer. Bunun için, bu akîdeye iltizam eden ve bu akîde üzere sebat eden fırka, "Fırka-i Naciyye (Kurtulan Fırka)" olarak adlandırılmıştır.

Bu fırkanın bu isimle adlandırılmasının sebebi onun, Allah (azze ve celle)'nin azabından kurtulmuş olmasına râcidir. İşte o, yetmişüç fırka arasından bir fırkadır. Diğer fırkalar ise Ateş'tedir -(bundan) Allah'a sığınırız-.

O halde Fırka-i Nâciyye, Resûl (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve Sahabesinden başlayarak Saat'in kıyamı ânında bu Muhammedî ümmetin âhirinin nihayetine kadar her zamanda, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'tır.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

18.10.14

MEŞHUR ÂLİMLERİN ÖLÜM ANINDA SELEF YOLUNA DÖNÜŞÜ Şeyhulİslam İbn Teymiyye


MEŞHUR ÂLİMLERİN ÖLÜM ANINDA SELEF YOLUNA DÖNÜŞÜ 
Şeyhulİslam İbn Teymiyye


Mü'minler içinde Nebî'lerine en çok tâbi olan Selef'tir. Selef'in menheci,Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in menhecine en muvafık olan menhecdir. 

Bunun için, tüm ibadet ve davet meselelerinde bu menhecin en derin noktalarını incelemek ve bu menheci ilim, ibadet ve davette doğruya muvafık olmayı umarak tatlı ve serin bir su şeklinde müslümanlara sunmak, araştırmacılar üzerine vaciptir. 

Şüphesiz ki bu ümmetin âhiri ancak bu ümmetin evvelinin salâh bulduğu ile salâh bulabilir. 

Şöyle ki akîdesinde, ibadetlerinde, muamelatında, teamüllerinde, edebinde ve ahlakında İslam'ın menheci kesinlikle apaçıktır.  Çünkü bu menhec, Kitap, Sünnet ve Sahabe (radıyAllahu anhum)'un fehminden alınmış bir menhectir.


okumak için (e-kitap) tıklayın:
MEŞHUR ÂLİMLERİN ÖLÜM ANINDA SELEF YOLUNA DÖNÜŞÜ
indirmeK için tıklayın:
MEŞHUR ÂLİMLERİN ÖLÜM ANINDA SELEF YOLUNA DÖNÜŞÜ

KUR'AN, SÜNNET VE SELEFTEN İSTİVA HAKKINDA Ahmed bin Hacer



KUR'AN, SÜNNET VE SELEFTEN İSTİVA HAKKINDA 
Ahmed bin Hacer

okumak için (e-kitap) tıklayın:
KUR'AN, SÜNNET VE SELEFTEN İSTİVA HAKKINDA

20.7.14

ALLAHU TEÂLÂ'NIN ARŞ'ININ ÜZERİNE İSTİVASI VE İLMİNİN KULLARIYLA BERABER OLMASI


ALLAHU TEÂLÂ'NIN ARŞ'ININ ÜZERİNE İSTİVASI VE İLMİNİN
KULLARIYLA BERABER OLMASI


ŞEYH ABDURRAHMAN EL-BERRAK

Kur'an, Sünnet ve İslâm ümmetinin ilk müslümanlarının ittifakıyla sâbittir ki, Allahu Teâlâ yedi kat semâsının üzerinde Arş'ının üzerine istiva buyurmuştur. 

O, en yücedir ve O, her şeyin üzerindedir. O'nun üzerinde hiçbir şey yoktur. Nitekim Allahu Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Allah O'dur ki, semavatı ve arzı ve ikisi arasındakileri altı günde yarattı, sonra Arş'ın üzerine istivâ etti. Sizin için O'ndan başka bir velî ve bir şefaatçı yoktur. Hâlâ tezekkür etmez misiniz (düşünmez misiniz)?" (Secde Suresi, 3. ayet)

İmam Zehebi (rahimehUllah) "İstiva" hakkında der ki: "(İstiva) ayeti hakkında cumhurun kalblerinde yer eden O'nun misli olmaksızın (Arş'ını) istiva ettiğine dair yakinleridir. İşte onların selim fıratlarında ve doğru zihinlerinde yer eden budur. Eğer bunun başka bir manası olsaydı söylenirdi ve ihmal edilmezdi. Şayet onlardan birisi eğer İstiva'yı te'vil etmiş olsaydı gayretler bu te'vilin nakli hususunda yoğunlaşırdı. Ve nakledilmiş olsaydı şöhret te bulurdu." (Bknz. İmam Zehebi, el-Uluvv)


 okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın:
 

7.7.14

HALİS SELEFÎ AKÎDE - EHLİ SÜNNET VE'L-CEMAAT AKÎDESİ ŞEYH ABDURRAHMAN BİN NÂSIR ES-SA'Dİ



HALİS SELEFÎ AKÎDE
EHLİ SÜNNET
VE'L-CEMAAT
AKÎDESİ
ŞEYH ABDURRAHMAN BİN NÂSIR ES-SA'Dİ


Onlar, Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Allah'ın hidayetle ve bütün dinlere üstün kılmak için hak dinle gönderdiği kulu ve resûlü olduğuna şehadet ederler.

O (sallAllahu aleyhi ve sellem) mü'minlere nefislerinden daha evlâdır. O (sallAllahu aleyhi ve sellem) nebîlerin hâtemidir/sonuncusudur; insanlara ve cinlere beşîr/müjdeci ve nezîr/uyarıcı olarak, O (celle celaluhu)'nun izniyle Allah'a davetçi ve aydınlatan bir kandil olarak gönderilmiştir. 

Allah, O (sallAllahu aleyhi ve sellem)'i din ve dünya salâhı için; mahlukatın Allah'a ibadeti/kulluğu (hakkıyla) yapmaları için ve bu hususta O (celle celaluhu)'nun rızkıyla istiane etmeleri için göndermiştir. müellif


okumak için (e-kitap) tıklayın:

indirmek için tıklayın:

7.5.14

GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ NASIL OLURSUN?


GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ NASIL OLURSUN?

Selef imamlarından el-Evzai (rahimehUllah) der ki: "Sünnetin yolunda sabırlı ol ve senden öncekilerin durduğu yerde sende dur. Onların konuştuğu yerde sende konuş ve onların uzaklaştığı şeylerden sende uzaklaş. Selefi salihinin yoluna uy, onlar için yeterli olan senin içinde yeterlidir."  
(Sahih bir senedle, bknz.: Şerh'il-Usul el-İtikad Ehl'is-Sunne ve'l-Cemaah, el-Lalekai)

"Allah'a giden yolda hakem ve kılavuz, sadece Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'dir, Allah (subhanehu ve teala) bunu en güzel şekilde hayata geçiren Selefi Salihin'i sonradan gelen insanlar için örnek bir toplum yapmıştır. Binaenaleyh Selef'in yolu kurtuluş yoludur."
 İbn Kayyim el-Cevziyye (rahimehUllah)





Okumak (e-kitap) için tıklayın:

İndirmek için tıklayın: 
GÜNÜMÜZDE SELEFİ SALİHİN GİBİ OLURSUN?

6.5.14

İnternetin Faydaları ve Zararları

İnternetin Faydaları ve Zararları

İnternet, şu fincan gibidir; içine süt, zehir, bal, çay konulabilen, içine zehir ve içki konulabilen bu kâse gibidir. Bundan daha tehlikeli olması ise orada yayınlanan müstehcenliğin çokluğudur. Muhakkik ve dînine bağlı ilim talibi ve ilim talibesi, internetten şu  şart ile faydalanabilirler: 

Nefsini dizginlemelidir ve “nefsi dizginleme” deyiminin anlamını bilmelidir. Şöyle ki şu siteyi açmak onu çirkin sitelere sürüklememelidir. Çünkü insan, bazen zayıftır ve nefsinden emin olamaz. Nefsinden korkarsa ona düşen, internetten tümüyle uzaklaşması, ilmi ilim ehline açık yollardan, açıklayıcı kasetler ve açıklayıcı kitaplar üzerinden talep etmesidir. 

Ama Allah'ın izni ile hazır ise, sahih akîde ve ibadet ile korunmuş ise ve şerrin kaygan yollarından uzaklaşmış ise, sadece bir şer görünce onu kapatır ise, onu hayra kullanır ise, internetten ve onun teknolojisinden istifade etmede bir beis yoktur. Muvaffak kılan Allah'tır, evet.

[Şeyh Salih bin Saad es-Suheymi (hafizahUllah)'ın bir ders kaydından.]

9.2.14

Şeytanın Savaşı

ŞEYTANIN SAVAŞI               Cemal H. el-Henayd


Düşmanların  görünülmeyenleri  veya  beklenilmeyenleri en tehlikeli olanlarındandır. Mesela arkadaşlarımızdan veya tanıdıklarımızdan bazılarını zararsız sanarız ve gerçek niyetlerini daha anlamadan yaptıkları tahribat bizi o derece yıpratır.

Bu sebepten dolayı bütün dünyadaki istihbaratçılar bünyelerinde kendilerine karşı çalışan ajanları deşifre etmek için bir çok zaman harcarlar. Aynı anda her ülke kendi ajanlarını diğer bir ülkenin gizli bilgilerine ulaşmaları ve belki kendilerine karşı çalışan diğer ajanların maskelerini düşürmek için yetiştirir.

Bu tür olayları biz "akıllı savaş" diye isimlendiririz. Bu tür savaşları kazanabilmek için kurallarını ve araçlarını profesyonelce kullanmak önemli bir faktördür.


Bu görünen dünyadaki hakikatin ta kendisidir. Düşmanlarımız bize karşı çeşitli komplolar düzenlemekte ve bizde müdafaamız adına tedbirler almaktayız. Gerekirse bu savaşı kazanmak için ölümü bile göze alırız. Ama ya görünmeyen dünyadaki durum nasıl? Acaba başka dünyalarla irtibatımız nasıl?  Hepimiz insanların yaptığı savaşları, tehlikelerini ve bu tehlikeleri çeşitli imkanlarla kontrol altına almayı biliriz.

   Biz, başka bir savaşın yapıldığını, görünmeyen dünyadan olan bir varlık tarafından sürdürüldüğünü, kaçma imkanımız olmadığını, aralıksız ve aleyhimize olan ve kazanılması oldukça güç olduğunu biliyormuyuz?

okumak (e-kitap) için tıklayın:
Şeytanın Savaşı

indirmek için tıklayın:
Şeytanın Savaşı

5.2.14

SAHİHU SÜNENİ TİRMİZİ'DEN ABDESTE DAİR 40 SAHİH HADİS

SAHİHU SÜNENİ TİRMİZİ'DEN
ABDESTE DAİR
40 SAHİH HADİS


İMAM MUHAMMED BİN İSA ET-TİRMİZİ
ŞEYH MUHAMMED NASİRUDDİN EL-ELBANİ

   Şeyh el-Elbani (rahimehUllah)'ın "Sahihu Süneni Tirmizi" isimli eserini incelerken İmam Tirmizi (rahimehUllah)'ın abdestin evsafını Taharet (Temizlik) Bölümü'nde baştan sona bab bab ele aldığını müşahede ettim. Günümüzde abdestte bile bir çok hatanın yapıldığını gözönünde bulundurursak bu bölümün sahih hadislerinin ehemmiyeti ortaya çıkmış olacak.


 
   Sahih Sünnetin ihyası adına bu hadislerin bir bölümünü burda yayınlıyorum. Hadislerin önünde  ilk  rakam benim ehemmiyetine binaen aldığım hadislerin numarasıdır, ikinci rakam ise hadisin Süneni Tirmizi'de geçen numarasıdır.                                                                                     


okumak (e-kitap) için tıklayın:
 Abdeste Dair 40 Sahih Hadis

indirmek için tıklayın:
Abdeste Dair 40 Sahih Hadis

4.2.14

T E V H İ D VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

T E V H İ D
VE
HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI


telif: Şeyh AbdUllah bin Muhammed bin Humeyd


   Hamd, kulları kendisine ibadet/kulluk etmeleri için yaratan, onlara tevhîdini ve taatini emreden Allah'ındır. Lâ ilâhe illAllah'a, O (celle celaluhu)'nun tek olduğuna, rabliğinde ve ilahlığında ortağı olmadığına şehadet ederim. Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, O (celle celaluhu)'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet ederim.

   Salat ve selam O Resûle, O'nun âline, ashabına, yoluna tâbi olana, O'nun daveti ile davet edene, din gününe kadar sağlam bir teslimiyet ile teslim olanlara olsun.

   Bu, hurafe ve bid'atların karıştığı her türlü şeyden berî halis Selefî Akîdeyi, bu ümmetin selefinden, sahabeden, tabiinden, onlardan sonra gelen ve müslümanların hidayet ve dirayetlerinde icmâya vardığı muhakkik âlimlerden, muhacir ve ensarın önce geçenlerinden ve onlara ihsan üzere tâbî olanlardan gelen Ehli Sünnet ve'l-Cemaat akîdesini müslümanlar için beyan eden özlü bir risaledir. 
  
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

İndirmek için tıklayın:
TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

4.1.14

SELEFTE TEKFİR MESELESİ VE CEHÂLETİN MAZERET OLUŞU

SELEFTE
TEKFİR
MESELESİ
VE
CEHÂLETİN MAZERET OLUŞU


Kuşkusuz Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'ın akidesi hakkındaki apaçık olan net sonuç, bu akidenin sertlik ve yumuşaklık arasında orta bir yol üzerinde oluşudur. Tıpkı İslam dininin diğer dinler arasında vasat olduğu ve Ehli Sünnet ve'l-Cemaat'ın diğer fırkalar arasında da yine vasat halli olmuş olduğu gibi.

Tüm meselelerde olduğu gibi tekfir meselesinde de yine Ehli Sünnet ve'l-Cemaat, apaçık olarak açıklamış olduğu akidesiyle, bu meselede epeyce ifrata kaçan mürcie mezhebiyle de (zıtlaşıp) vasat olan yolu tutmuştur. Nitekim bu mürcie mezhebi, küfür isminin küfür olarak belirtilen yerlerinde bile ifrata kaçmıştır. Öyle ki onlardan bazıları küfür kelimesinin küfür içermediğini de söylemiş, başka taraftanda yine ifrata düşen diğer bid'at ehli fırkalarla da zıtlaşıp kendilerine muhalefet edenleri tekfir etmiş, bazıları da büyük günahları işleyenleri tekfir etmiştir.

Küfür kelimesi bir basit kelime olmayıp, bilakis önemi büyük olan, vakası, maksadı ve akibeti oldukça ehemmiyet arzeden bir kelimedir. Muhakkak ki bu konunun hükmünü müslümana karşı müsâmahakarsızca ortaya koyanlar ancak cahilliği ve pervasızlığı ile piyasaya çıkmaktadırlar.

Okumak  (e-kitap) için tıklayın:
Selefte Tekfir Meselesi

İndirmek için tıklayın:
Selefte Tekfir Meselesi

22.12.13

SELEFİLİK HAKKINDAKİ YANILGILAR


SELEFİLİK HAKKINDAKİ YANILGILAR

    Okurlara sunduğumuz bu hoş risale Selefiyye hakkındaki yanılgıları gün ışığına çıkarır. Eseri bir kaç yıl önce tercüme edip nette yayınlamıştık, o zamandan beri oldukça ilgi gördü, muhtelif sitelerde ve bloglarda tekrar tekrar yayınlandı ve adeta bu konuda bir kaynak oldu.

   Tercümeyi yeniden gözden geçirip bir kaç yerde diğer çalışmalarımızdan alıntılar yaparak açıklamalar yaptım ve sonuna eserin aslında olmayan fakat metoduna uygun bir sonuç bölümü ekledim, inşeAllah yine doğru yolu arayanlara yol gösteren bir pusula veya karanlıkta ışık tutan bir meşale olur...

                                     
Okuma  için tıklayın (e-kitab):
                                                            SELEFiLIK HAKKINDAKi YANILGILAR

                                                            İndirmek için tıklayın:
                                                            SELEFİLİK HAKKINDA YANILGILAR

12.11.13

Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz? Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani

Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani



Hepimizin İslam'dan zaruri olarak bildiği husus; İslam'ın temeli Peygamber (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in kalbine Allâhu Teâlâ tarafından indirilen Kur'ân-ı Kerîm'dir. İnsanlardan bir çoğu Arapça'yı biraz bilmekle Allâhu Teâlâ'nın kitabını -ne kadar hevalarına göre anladıklarını söylemesek te- akıllarına göre anlamakta kendilerini hür görebilmektedirler.


Bundan dolayı kendinde ilimden bir şey olan kişilerin üzerine, asrımızda çoğalmaya başlayıp kendisini gösteren, yarım asırdan beri kendilerini Kur'ân'a nisbet eden, kendilerine Mealciler adı veren ve İslam'ın sadece Kur'ân-ı Kerîm'den ibaret olduğu iddiasına kalkışan bu fasid sinsi görüşü iptal etme görevi düşmektedir.

Bugün de geçmiştekine benzeyen yeni bir iddia ortaya atılmıştır ki; önceki grup gibi sadece Kur'ân-ı Kerîm ile
yetinmeyi ortaya açık olarak atmasa bile, bu konuyu yeniden tartışma gündemine sokmaları ve Müslümanların
zihninde şüphe tohumları ekmeye çalışanlar İslam'ın Kur'ân-ı Kerîm'den başka bir şey olmadığını insanlara her
fırsatta aşılamaya kalkışmaktadırlar.

Muhammed Nasıruddin el-Elbani

Okumak için tıklayın (e-kitap):
Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?

İndirmek için tıklayın:
Kur'an'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?



5.10.13

Fitne ve Kargaşada Mü'minlerin Özellikleri

Fitne ve Kargaşada Mü'minlerin

Özellikleri


Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'adır. Ve Allah'tan başka ilah  olmadığına şehadet ederim. Tektir, şerîki/ortağı yoktur. Ve Muhammed'in O'nun kulu ve resûlu olduğuna şehadetederim. Bu ümmetten hiçbir zaman kesilmeyen ilimle bizi bol bol nimetlendirmesi nedeniyle Allah'a çokça hamd olsun. Bu dinin korunması, onun esas ve asıllarının korunması ile bizi nimetlendirmesi sebebiyle Allah'a hamd olsun.

   
Şüphe zamanında ve haller değiştiğinde, Selefin görüşüne muvafık olan doğru bakış üzere hırslı ol.Bize düşen, Allah (celle ve alâ)'ya her hâlükarda takvaya sarılmak; dengeye, hikmete ve şerîate muvafık davranmaya azimli olmak; Selefin Salih'in Menheci'ne uygun davranmada kusur etmemektir.

Hamaset isteyenlerin çoğu eğer sana muvafık olmazsa üzülme. Fakat ümmetin ve Selefi Salih'in Menheci'nin üzerinde durduğu şeyi mutlaka söylemelisin. Çünkü fitneler baş gösterdiği zaman kurtuluş, Kitab'ta, Sünnet'te ve Selefi Salih'in rehberliğindedir.

Okumak (e-kitap) için tıklayın:

28.8.13

Neden Selef Menhecini Seçtim? Şeyh Selim el-Hilali / Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani



Neden Selef Menhecini Seçtim?
Şeyh Selim el-Hilali
Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani

   
    Selefi Davet Allah'ın kitabı Kur'an'a ve Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sahih Sünnet'ine dayanır. Tüm sonradan ortaya atılmış bid'atlardan ve hurafelerden uzak İslam dininin özüdür. Bu davet Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e ve gerçek mü'minlere yani Selefi Salihin'in yoluna bağlıdır.
   Selef, İslam'da daha evvel yaşamış öncü takva sahibleri için ve imanında ihlas sahibi, amelinde ve ahlakında onları takib edenler için kullanılan genel bir tabirdir.

  Her  fırsatta  "Selefi  Menheci/Selefiliği"  yani Sahabe/Tabiin/Tebe Tabiin gibi İslam'ın aslını yaşayan ve yaşatmak isteyenleri ittifakla kötüleyen bid'atçılar seni haktan saptırmasın, zira bunlar samimi olan müslümanların bilgisizliğinden faydalanarak hakkı sürekli örttüler, niyetleri de bu gayretli insanları madden ve manen sömürmekti, eğer bunlar dürüst olsalar Selefi Menhec'in doğruluğunu tasdiklemekten başka imkanları olmayacaktı, ama o zaman insanları istedikleri gibi sömürmek nasıl olurdu bilinmez.

  Bu zümrelerin sömürücü olduğunun en büyük delili sürekli tabilerinden ve diğer müslümanlardan para toplamak ve bedava hemen hemen hiç bir seyi bu insanlara sunmamak, bilakis yayınladıkları hurafelerle dolu "Eserlerini" kitap piyasası değerinden iki-üç misline satmaktır. Oysa Kitab ve Sünneti baştacı edinen Selefiler hizmetine hiç bir zaman para istememiş, bilakis kitap ve risalelerini ümmetin istifadesine sunmuşlardır...

online okumak için tıklayın (e-kitap):
 
indirmek için tıklayın: 

3.6.13

Selefilik Hakkındaki Yanılgılar / Selefiye Müdafaası


SELEFİLİK HAKKINDAKİ
YANILGILAR


   Okurlara sunduğumuz bu hoş risale Selefiyye hakkındaki yanılgıları gün ışığına çıkarır. Eseri bir kaç yıl önce tercüme edip nette yayınlamıştık, o zamandan beri oldukça ilgi gördü, muhtelif sitelerde ve bloglarda tekrar tekrar yayınlandı ve adeta bu konuda bir kaynak oldu.


 Tercümeyi yeniden gözden geçirip bir kaç yerde diğer çalışmalarımızdan alıntılar yaparak açıklamalar yaptım ve sonuna eserin aslında olmayan fakat metoduna uygun bir sonuç bölümü ekledim, inşeAllah yine doğru yolu arayanlara yol gösteren bir pusula veya karanlıkta ışık tutan bir meşale olur...

                                  
 Okumak için tıklayın (e-kitab):   
 SELEFİLİK HAKKINDAKİ YANILGILAR

İndirmek için tıklayın:
SELEFİLİK HAKKINDA YANILGILAR