Elbani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elbani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30.4.20
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
Muhammed Nasiruddin el-Elbani
Müslümanların Rableri (azze ve celle)'ye dönmek, Rableri (azze ve celle)'nin kıtabını uygulamak, Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak, haramlarından sakınmak, onu razı edecek şeylerde birleşmek suretiyle, kendilerini buna (yani istikbalin İslam'ın olacağına) hazırlamaları gerekir.
okumak veya indirmek için tıklayın:
İSTİKBAL İSLAM'A AİTTİR
23.4.20
RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ
RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ VE TERAVİH NAMAZININ REKAT SAYISI
ŞEYH MUHAMMED NÂSIRUDDÎN EL-ELBÂNÎ
ŞEYH MUHAMMED NÂSIRUDDÎN EL-ELBÂNÎ
Gece namazının rekâtlarının sayısı; onbir rekâttır. Biz, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak için gece namazının bundan fazla olmamasını tercih ederiz. Çünkü Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar bu sayıdan fazla kılmamıştır. müellif
indirmek için tıklayınız:
26.11.16
MUASIR SELEFÎ ALİMLERDEN ŞİA HAKKINDA
MUASIR
SELEFÎ ALİMLERDEN
ŞİA HAKKINDA
"Şîa, pek çok fırka hâlindedir ve her bir fırkanın kendine özgü bid'atleri vardır. Bu fırkaların en tehlikelisi, 'Oniki imamcı Humeynici Rafızî' fırkasıdır.
Çünkü hem bu fırkaya davet edenlerin sayısı çoktur; hem de bu fırkanın akîdesi dâhilinde, Ehl-i Beyt'ten istigâse/yardım dilemek gibi büyük şirk fiilleri mevcuttur.
Humeynici Rafızîler kendi zanlarına göre, Ehl-i Beyt mensuplarının ve özellikle de oniki imamın gaybı bildiğine inanmakta; içlerinde Ebu Bekir ve Ömer (Allah onlardan razı olsun) gibi zatların yer aldığı sahabîlerin genelini tekfir etmekte ve onlara sövmektedirler.
O Rafızîlerin üzere bulunduğu bâtıl hâlden bizi selâmete çıkarmasını Allah'tan niyaz ederiz." Şeyh AbdulAziz bin AbdUllah bin Baz
Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
23.6.16
SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ
SELEFÎLİĞİN HAKÎKATİ VE ALÂMETLERİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZÂN
(tam metin)
Önemli olan "davetçi" olmak değildir. Önemli olan "hakîkî davetçi" olmaktır.
ŞEYH SALİH BİN FEVZÂN
(tam metin)
Önemli olan "davetçi" olmak değildir. Önemli olan "hakîkî davetçi" olmaktır.
Bu da bizi, Selef'in menhecini bilmeye özen göstermeye; Selef'in menhecinin tüm alanlarını, akîde, ahlak ve amel dairesinde öğrenmeye çağırmaktadır.
O, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, Sünnete ittibâ ederek Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabını örnek alanların ve Kıyamet kopana kadar onların yolu üzere yürüyen kimselerin menhecidir.
Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
"Ümmetimden bir taife […ki bunlar Selef ve Selefîlerdir…] daima hak üzere zahir olacak; Allah (tebâreke ve teâlâ)'nın emri gelene dek, onları perişan etmek isteyenler de onlara muhalefet edenler de o taifeye zarar veremeyeceklerdir." (Buhari ve Muslim) müellif
Okumak için (e-kitap) tıklayın:
İndirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
22.12.15
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? Şeyh el-Elbani
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
Bizler İslam'ı ve imanı Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in yolu ile öğrendik. Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bilmediği bir hayrı bizler nasıl olurda biliriz. Bu imkansızdır...
Şu halde, mevlid kandili kutlamasında bir hayır olsa idi, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bunu bizlere öğretmiş olması gerekirdi.
Mevlid kandilini kutlamanın caiz olduğunu söyleyenlere biz şöyle deriz: İddialarınıza göre bu kandili kutlamak hayırlı bir şeydir. Buna binaen, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) bu hayırlı davranışı bizlere göstermiştir yahut göstermemiştir. Bu iki şıkklı sorumuza, şayet göstermiştir diyecek olurlarsa, bizler de onlara: "Şayet doğru sözlü iseniz hadi delilinizi getirin..." (Bakara Suresi, 111. ayet) deriz. Ne varki, Onlar bununla ilgili hiç bir delil sunamazlar...
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)
Okumak için (e-kitap) tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?
İndirmek için tıklayın:
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
19.8.15
EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM / ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î
EHLİ SÜNNET'E NASÎHATIM
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î
Taife-i Mansûra üzerinde nice tahakkümler kurulmaya çalışılmıştır!
Tâ eski zamanlardan itibaren gelen İslam tarihini okuduğun zaman, ehl-i bid'ata mensup pek çok kimsenin, bu Taife-i Mansûra'ya karşı hep tuzak kurduklarını görürsün.
Taife-i Mansûra'nın kim olduğu hususunun tefsirine gelince; İmam Buhari (rahimehUllah), Sahih'inde şöyle demiştir:
"Onlar, ilim ehlidir."
İmam Ahmed (rahimehUllah) da şöyle demiştir:
"Eğer onlar Ehl-i Hadis değil ise, başka kim olacak bilmiyorum!"
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
14.8.15
SÜNNET'E GÖRE MESCİDLERDEKİ MİNBER NASIL OLMALIDIR?
SÜNNET'E GÖRE
MESCİDLERDEKİ MİNBER
NASIL OLMALIDIR?
Ebu Umeyr bin Muhammed et-Turki
Malumunuz memleketimizde ve sair mıntıkalarda mescidlerdeki minberlerin basamakları yukarıya doğru olabildiğincedir, adeta kuleleri andırmaktadır.
Peki, Sünnet'e göre minber nasıl olmalıdır ve minber olarak kullanılan bu "kulelerin" hükmü nedir?
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
12.7.15
HÂRİCÎLERİN GÜNÜMÜZ TORUNLARI TEKFİR CEMAATI
HÂRİCÎLERİN GÜNÜMÜZ TORUNLARI
TEKFİR CEMAATI
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î
Tekfir cemaatı hakkında derim ki:
TEKFİR CEMAATI
ŞEYH MUKBİL B. HÂDİ EL-VÂDİ'Î
Tekfir cemaatı hakkında derim ki:
Onların Allah (azze ve celle)'ye tövbe etmeleri ve ilim ehline sormaları gerekir.
İzzetin Rabbi, Kitâb-ı Kerîm'inde şöyle buyuruyor:
"O hâlde zikir ehline sual edin eğer bilmiyorsanız." (Nahl Sûresi, 43. âyet)
Onlardan birini bulup da: "Elleri kaldırmanın hükmü nedir?" diye sorsan: "Bilmiyorum" der. Veya: "Yedi uzuv üzere secde etmeye dair delilin nedir?" diye sorsan: "Bilmiyorum" der. Sonra da kalkar, kendini Müslümanları tekfir etmeye adar.
Ağır ol ey cahilcik! Sen nasıl kendini Müslümanları tekfir etmeye adarsın? Sen bu fiilin ile, komünistlerin, baasçıların, nâsırcıların, hükümetlerin; bizâtihi Müslümanların birliğini tefrik eden tüm İslam düşmanlarının gözlerini aydın kılıyorsun. Onlar, Şebib gibi, Nafi bin Ezrak gibi, İmran bin Hattan ve diğer hâricî reisleri gibi eriyip gidecekler. Cahiller burada eriyip gidecekler. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'i ise baki kalacaktır. müellif
okuma için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
27.5.15
İSLAM'DA TESPİH KULLANMANIN HÜKMÜ Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani
İSLAM'DA TESPİH KULLANMANIN HÜKMÜ
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani
İpe dizili boncuklardan oluşan tespihin aslı muhtemelen hrıstiyanlığa veya budizme dayanmaktadır. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) zamanında bilinmeyen tespih İslam öncesi dinlerin ayinlerinde kullanılmaktadır.
Günümüzde birçok insan tespihi adeta İslam'ın bir şiarı gibi görmektedir. Öte yandan bir kısım sufiler ayinlerini, kendilerine has tahta tespihlerle parmaklarını kalplerinin üzerine özel bir şekilde batırıp icra etmektedirler ve bunun Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'inden kaynaklandığını utanmadan söylemektedirler.
Ancak bilinmektedir ki ne Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ne de Sahabeleri (radıyAllahu anhum) böyle sadistvari ayinler düzenlemişlerdir, bilakis: "Parmaklarınızla tesbih çekin, zira onlar sorulur ve konuşturulurlar." (Tirmizi tahric etmiştir. Hasendir) hadisinde buyrulduğu gibi onlar parmaklarıyla tesbih çekmişlerdir.
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
5.4.15
SÜNNETE TÂBİ OLMAK VE ONA MUHALİF SÖZLERİ TERK ETMEK HAKKINDA MÜÇTEHİD ÂLİMLERİN GÖRÜŞLERİ
SÜNNETE TÂBİ OLMAK
VE ONA MUHALİF SÖZLERİ TERK ETMEK HAKKINDA
MÜÇTEHİD ÂLİMLERİN GÖRÜŞLERİ
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
VE ONA MUHALİF SÖZLERİ TERK ETMEK HAKKINDA
MÜÇTEHİD ÂLİMLERİN GÖRÜŞLERİ
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
Hafız İbn Receb (rahimehUllah) şöyle demiştir:
"Kendisine, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in emrinin ulaştığı ve onu bilen her insanın yapması gereken ve onun hakkında vacip olan şudur: İleri gelen bir âlimin görüşüne aykırı olsa dahi bu emri halka duyurup açıklamak ve onlara öğüt verip, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in emrini yerine getirmelerini emretmek.
Çünkü Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in emri, yüceltilmeye ve uyulmaya, bazı konularda yanılarak Sünnet'e aykırı düşebilen herhangi bir büyük âlimin görüşünden daha lâyıktır.
Bu sebeple sahâbîler ve onlardan sonra gelen nesiller, sahih Sünnet'e aykırı davranan herkesi eleştirmişler ve bazen bu eleştirinin dozunu çok yükseltmişlerdir."
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!
6.1.15
İNTİHAR EYLEMLERİ VE AYAKLANMALAR HAKKINDA
İNTİHAR EYLEMLERİ VE AYAKLANMALAR HAKKINDA
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
Bugün biz, hicrî 15. asırdayız. Biz bu İslam'ı, bu uzun asırlar boyunca bize geldiği gibi miras aldık; İslam'ı, Allah'ın Muhammed (aleyhissalâtu vesselam)'ın kalbine inzal ettiği gibi miras almadık. Bunun için evvel emirde meyvelerini ve semerelerini veren İslam, aynı şekilde âhir emrinde de meyve ve semerelerini verecektir.
Biz görüyoruz ki -'bu devrimleri yapan cemaatler' demiyorum, bilakis şöyle diyebilirim ki- bu cemaatlerin önderlerinin çoğu, bizim "tasfiye ve terbiye" lafızlarıyla söylediğimiz şey anlamına gelen bu hikmeti tatbik etmiyorlar.
Onlar hâlâ, İslam'a karıştırılan (ama) akîdede veya ibadette ya da sülûkta İslam'a nisbet edilmesi caiz olmayan şeyleri tasfiye etmiş değildirler. Yine onlar hâlâ, bırakın akrabalarını terbiye etmeyi gerçekleştirmeyi, kendi nefislerini arındırmayı bile gerçekleştirememişler ki komuta ettikleri ve onlarla bu idarecilere karşı isyan çıkardıkları cemaat içerisinde tasfiye ve terbiyeyi nereden gerçekleştirsinler!!
okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan kapatabilirsiniz!
18.6.14
HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
Delilin kendisine ulaştığı kimsenin onu anlaması şarttır. Ben buna bir hususu daha ekliyorum; delili nakleden herkes onu güzelce nakledemez.
Bundan dolayı belirli bir şahıs hakkında delilin ortayakonması ve onun kitap hakkında: 'Falan aleyhinde delil ortaya konmuştur' dememiz kolay bir iş değildir.
Bu sebeple ben ilim talebine yeni başlayan kardeşlerimizden, bizimle beraber Kitab, Sünnet ve Selefi Salihin Menheci üzere bu yolda gidenlerden ve hamaset sahiplerinden bazılarına çoğu zaman bu konuda karşı çıkıyorum. Zira bu gibileri şöyle diyorlar:
'Ben dün gece falan hocayla veya falan doktorla bir araya geldim ve Allah'tan başkasından yardım isteme/istiğasede bulunma veya tevessül ya da benzeri bir konuda onunla tartıştım. Ona: Bu caiz değildir! Haramdır, şirktir v.s. dedim. Bu kişi bize imam olup namaz kıldırıyor. Ben de ona hüccet ikame ettim. Bu durumda onun arkasında namaz kılmak caiz midir?'
Ben diyorum ki: Sen ona hüccet ikame ettiğini nasıl düşünebilirsin? Zira sen daha ilmin başındasın. Her ilim talebesinin kafir ve müşrik bir kimse bir yana yanlış yolda olan bir Müslüman aleyhinde dahi hüccet ikame edebileceğini düşünmemiz doğru değil.
Ancak her insan gücü yettiği kadar tebliğ etmekle mükelleftir. Onun hakkında hüccetin ikame olup olmadığına gelince, bunun bilgisi Rabbimin katındadır. Bu sebepledir ki ben her şahsa delilin anlatıldığı/kavratıldığını ve dolayısıyla da onun aleyhinde delilin sabit olduğunu düşünmüyorum. müellif
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
4.6.14
Ne Zaman Sünnet Ehlisin Ve Ne Zaman Bid'atçısın?
Ne Zaman Sünnet Ehlisin
Ve
Ne Zaman Bid'atçısın?
Şeyh AbdulAziz b. AbdUllah b. Baz
Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani
Şeyh Muhammed b. Salih el-'Useymin
Bu çalışmanın konusu "Kişi, ne zaman Ehli Sünnet ve'l-Cemaat Dairesinden Çıkar?" şeklinde özetlenebilir. 9 adet kaynakta geçen metinler tercüme edilerek konu derlenmeye çalışılmıştır. Her bölümde konunun farklı bir noktasına temas edilmeye çalışılmıştır.
Her bölüm başında, o bölümün ihtiva ettiği hususlar kısaca incelenecektir. Umarım okuyucularımıza faydalı olacak bir eser çıkarmak nasip olmuştur.
Ebu Turab bin AbdurRahman es-Sivasi
okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
25.4.14
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR? ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
MEVLİD KANDİLİNİ KUTLAMAK CAİZ MİDİR?
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ
Bizler İslam'ı ve imanı Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in yolu ile öğrendik. Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bilmediği bir hayrı bizler nasıl olurda biliriz. Bu imkansızdır...
Şu halde, mevlid kandili kutlamasında bir hayır olsa idi, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in bunu bizlere öğretmiş olması gerekirdi.
Mevlid kandilini kutlamanın caiz olduğunu söyleyenlere biz şöyle deriz: İddialarınıza göre bu kandili kutlamak hayırlı bir şeydir. Buna binaen, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) bu hayırlı davranışı bizlere göstermiştir yahut göstermemiştir. Bu iki şıkklı sorumuza, şayet göstermiştir diyecek olurlarsa, bizler de onlara: "Şayet doğru sözlü iseniz hadi delilinizi getirin..." (Bakara Suresi, 111. ayet) deriz. Ne varki, Onlar bununla ilgili hiç bir delil sunamazlar...
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah)
Okumak için (e-kitap) tıklayın:
Mevlid Kandilini Kutlamak Caiz midir?
İndirmek için tıklayın:
Mevlid Kandilin Kutlamak Caiz midir?
10.4.14
SELEFİ DAVETİMİZ Muhammed Nâsıruddîn el-Elbâni
SELEFİ
DAVETİMİZ
Şeyh İmam Allâme Muhaddis
Muhammed Nâsıruddîn el-Elbâni (rahimehUllah)'ın
Bir Konferansının Transkripsiyonu
Konu:
Selefî Menhecin Asıl ve Kaideleri,
Hüccet Oluşu, Bizatihi Pratik Örnekleri ve
Bu Menhece Muhalif Bazı Fırkalardan Sakındırılması
KUR'AN, SÜNNET VE SELEFTEN KABiR AZABI HAKKINDA
KUR'AN, SÜNNET VE SELEFTEN KABiR AZABI HAKKINDA
Değerli
kardeşim Ebu Huzeyfe Muhammed Akif ile toplumumuzun istifade
edebileceği kitaplar hakkında mülâhaza ederken, bana Kabir
Azabı'nın inkârının bir kısım bid'atçılar tarafından
körüklendiğini ve bu konuda Ehli Sünnet alimlerinden fetvalar
gerektiğini yazmıştı.
Bende kısa bir araştırma yapıp muasır Selefi alimlerin bazı fetvalarına ulaştım. Bunları derleyip dostum Ebu Turab'a gönderip tercüme etmesini rica ettim. Elhamduli(A)llah, tercüme elime ulaşınca gördüm ki tahminimden öte konu hakkında veciz ve faydalı bir risâle ortaya çıkmıştı…
okumak (e-kitap) için tıklayın:
indirmek için tıklayın:
GÜNÜMÜZDE TELEVİZYONUN HÜKMÜ
İmam
Muhammed Nasıruddin el-Elbani
tercüme: Ebu
Yasir el-Azeri
Soru: Günümüzde televizyonun hükmü nedir?
Cevap: Televizyonun haram olduğu konusunda hiçbir şüphe yoktur. Bu televizyonun radyo ve teyp gibi olmasından kaynaklanır. Bunlar Allah'ın kullarına sunduğu tüm diğer nimetler gibidir, Allah'ın buyurduğu gibi:
"Ve
şayet Allah'ın nimetini saysanız onu hesaplayamazsınız."
(Nahl
Suresi, 18. ayet)
Binâenaleyh
duyma ve görme bir nimettir, dudaklar ve dil de böyledir. Ancak,
Allah'ın sevdiği ve kullanmalarını istediği bir şekilde
kullanılmamalarından dolayı bu nimetlerden birçoğu sahipleri
için imtihan haline gelmiştir.
Bu nedenle
televizyon, radyo ve teybin Allah'ın nimetlerinden olduğunu
düşünüyorum, peki bunlar ne zaman nimetler olarak sayılır?
Ümmetin
faydalanması için kullanıldığı zaman. Günümüzde
televizyondakilerin yüzde doksan dokuzu kötülük, hovardalık,
ahlaksızlık ve yasaklardır ve böylece bunların yüzde biri
insanların yararlanacağı şeyleri göstermektedir.
Ancak burada
önemli husus çoğunlukla (azınlıkla değil) ilgilidir. Eğer
gerçek bir Müslüman devleti var olduğunda, ümmet için faydalı
bilgi üzerine dayalı programlar yayınlarsa, bu noktada
televizyonun caiz olduğunu söylemem, bilakis bunun bir zorunluluk
olduğunu söylerim.
(Kaynak: As-Salaah Dergisi, 10. Sayı)
(Kaynak: As-Salaah Dergisi, 10. Sayı)
19.2.14
ARAPCA KiTAPLAR
indirmek için tıklayın:
Minhacussunneh Muhtasarı (İbn Teymiyye-Şeyh Gunayman)
Kur'aniyyun (Mealcilere Reddiye)
KABiR AZABININ iSBATI (iMAM BEYHAKi)
Kur'aniyyun (Mealcilere Reddiye)
KABiR AZABININ iSBATI (iMAM BEYHAKi)
SELEFi DAVET USULÜ (ABDUSSELAM BURCUS)
HALEFiN KURTULUSU SELEFiN iTiKADINDADIR (NECDi)
SANKITI'NIN SELEFI AKIDESININ TAKRIRINDEKI CIHADI
SELAMET YURDUNA GiRiS (HAFIZ el-HAKEMi)
KiTABÜZZÜHD (EBU DAVUD es-SiCiSTANi)
iBN TEYMiYYE'DE TEVHiDiN TAKRiRi
HARiCiLiK (el-AKil)
SELEF iMAMLARININ AKiDEDE CiHADLARI
ŞERHUSSUNNEH (iMAM BERBEHARi)
es-SUNNEH (iMAM MERVEZi)
AHMED BiN HANBEL'DEN iBN TEYMiYYE'YE SELEF AKiDESi
Şeyh el-Elbâni'de SELEFi MENHEC
HALEFiN KURTULUSU SELEFiN iTiKADINDADIR (NECDi)
SANKITI'NIN SELEFI AKIDESININ TAKRIRINDEKI CIHADI
SELAMET YURDUNA GiRiS (HAFIZ el-HAKEMi)
KiTABÜZZÜHD (EBU DAVUD es-SiCiSTANi)
iBN TEYMiYYE'DE TEVHiDiN TAKRiRi
HARiCiLiK (el-AKil)
SELEF iMAMLARININ AKiDEDE CiHADLARI
ŞERHUSSUNNEH (iMAM BERBEHARi)
es-SUNNEH (iMAM MERVEZi)
AHMED BiN HANBEL'DEN iBN TEYMiYYE'YE SELEF AKiDESi
Şeyh el-Elbâni'de SELEFi MENHEC
İslam'da Kafirlere Benzememek ve Muhalefet Esastır
İSLAM'DA KAFİRLERE BENZEMEMEK
VE
MUHALEFET
ESASTIR
Şeyhulİslam İbn Teymiyye
Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani
VE
MUHALEFET
ESASTIR
Şeyhulİslam İbn Teymiyye
Şeyh Muhammed Nasiruddin el-Elbani
Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) bir gün sahabilere: "Sizler karış-karış, adım, adım, sizden önceki toplumların yolunu izleyeceksiniz. Hatta onlar bir keler deliğine girecek olsalar, bunların ardından gideceksiniz." buyurunca sahabiler:
"Ya ResûlAllah, bizden öncekilerden kasdınız yahudiler ile hristiyanlar mıdır?" diye sordular. Nebimiz de kendilerine: "Başka kimler olabilir" diye karşılık vermiştir.
"Kıyâmet kopmaz, tâ ki ümmetim, kendisinden evvelki ümmetlerin yolunu karış karış, arşın arşın tâkip etmedikçe" buyurmuştu. (Ashab tarafından): Yâ ResûlAllah! (Yollarından gidilen) Fars ve Rum gibi milletler midir? Diye soruldu. "Başka kim olabilir ki?" diye cevap vermiştir.
Görülüyor ki, Nebimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) hem ehli kitap olan yahudiler ile hristiyanlara ve hem de Romalılar ile eski Farslılara benzeyeceklerini, onların yaşama tarzlarına özeneceklerini vaktiyle açık açık bildirmiştir. Bu yüzden Nebimiz (sallAllahu aleyhi ve sellem) hayatı boyunca müslümanlara hem berikilere ve hem de ötekilere benzemeye kalkışmayı kesinlikle yasaklamıştır...
okumak (e-kitap) için tıklayın:
İSLAM'DA KAFİRLERE BENZEMEMEK VE MUHALEFET ESASTIR
indirmek için tıklayın:
İslam'da Kafirlere Benzememek ve Muhalefet Esastır
indirmek için tıklayın:
İslam'da Kafirlere Benzememek ve Muhalefet Esastır
18.2.14
SÜNNETE İTTİBAYI EMREDEN 40 AYET VE SELEFİN AÇIKLAMALARI
SÜNNETE İTTİBAYI EMREDEN 40 AYET
VE
SELEFİN AÇIKLAMALARI
Günümüzde müslümanlar grup grup olmuş ve her fırka kendi metoduna, anlayışına ve ayinlerine çağırmaktadır. Yaptıkları bid'atları örtbas edebilmek ve müslümanlar nazarında meşrulaştırabilmek için "bu amel bize gizli bir şekilde nakledildi" veya "ben falancayı rüyamda gördüm ve bana böyle yapmamı emretti" derler, oysa ki din tamamlanmış ve eksik hiç bir şey bırakılmamıştır.
VE
SELEFİN AÇIKLAMALARI
Günümüzde müslümanlar grup grup olmuş ve her fırka kendi metoduna, anlayışına ve ayinlerine çağırmaktadır. Yaptıkları bid'atları örtbas edebilmek ve müslümanlar nazarında meşrulaştırabilmek için "bu amel bize gizli bir şekilde nakledildi" veya "ben falancayı rüyamda gördüm ve bana böyle yapmamı emretti" derler, oysa ki din tamamlanmış ve eksik hiç bir şey bırakılmamıştır.
Allah (subhanehu ve teala) bize Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e uymamızı emretmiş O (sallAllahu aleyhi ve sellem)'de bize uçan kuştan dahi haber vermiştir. Kur'an'da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e ittibayı emreden bir çok ayeti müşahede edersiniz ve selefin tefsirlerinde ve kitaplarında bunların sıkça tekrarlandığını ve açıklandığını görürsünüz. Bu bilgileri toplamaya çalıştım ve sünnet düşmanlarına karşı silah olarak hazırladım.
Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) doğru yol olan Kurtuluş Fırkasını tavsif ederken şöyle buyurmuştur: "Benim ve
ashabımın üzerinde olduğu üzere olandır." Sadece bu vasıfta olan alimlerden alıntılar yaptım, zira bu vasıfta olmayanların bırakın kendilerine ümmete hiç mi hiç faydaları dokunmayacaktır, bilakis kendileri saptıkları gibi kendilerine uyan zavallıları da saptıracaklardır. Bu zevatın kendi aralarında bölük pörçük oldukları halde sünnet ehline düşmanlıklarında birbirleriyle ittifak kurup saldırdıklarını görürsünüz, biz bu güruhun arasında ayrım yapmıyoruz, zira Kurtuluş Fırkasının karşısında hepsi birdir...
okumak (e-kitap) için tıklayın:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)























