Kur'an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kur'an etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.4.20

RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ

RAMAZAN GECELERİNİ NAMAZ KILARAK GEÇİRMENİN FAZÎLETİ VE TERAVİH NAMAZININ REKAT SAYISI
ŞEYH MUHAMMED NÂSIRUDDÎN EL-ELBÂNÎ

Gece namazının rekâtlarının sayısı; onbir rekâttır. Biz, Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sünnetine uymak için gece namazının bundan fazla olmamasını tercih ederiz. Çünkü Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar bu sayıdan fazla kılmamıştır. müellif

indirmek için tıklayınız:


21.1.16

KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR Said el-Kahtani


KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR
Said el-Kahtani

Şifâ, sözlükte hastalıktan iyi olmak anlamına gelir. "Allah ona şifa verdi" anlamında "şefahUllahu" denir. "Hastalığından beri oldu, şifa buldu" anlamında da "iştefa" denir. Bu kelime, vücutların şifasından ruhların ve kalplerin şifasına da nakledildi.

Allahu Teâlâ eş-Şâfî'dir, hastalık ve şikayetlere şifa verendir. O'nun şifası iki kısımdır:

Birincisi, manevî ve ruhî şifadır ki, kalp hastlalıklarına verdiği şifa bu nevidendir.

İkincisi maddî şifadır ki bu da vücutların hastalığına verdiği şifadır. Allahu Teâlâ kitabında her iki şifayı da zikretti ve Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'de Sünnet'inde bunu açıkladı.

Kur'an-ı Kerim, kalplerdeki şüphe tereddüt ve şehvet hastalıklarına karşı şifâdır, onlardaki küfür ve nifak pisliklerini yok edip izâle eder.

okumak için (e-kitap) tıklayın:
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

indirmek için tıklayın: 
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

29.11.15

İBN TEYMİYYE'NİN İBN KESİR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ




İBN TEYMİYYE'NİN
İBN KESİR
ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Yakın bir zaman önce her fırsatta İbn Teymiyye'nin şahsında Sünnet düşmanlığı yapan kelamcı/bid'atçı bir yayınevinin İbn Kesir'in tefsirini yayınladığını gördüm. 

Evet, Hafız İbn Kesir (rahimehUllah) Şeyhulİslam İbn Teymiyye'nin öğrencisidir, aynen İbn Kayyim el-Cevziyye ve İmam Zehebi gibi. Tuhaftır, bu gûruh İbn Teymiyye'ye düşman olduğu halde, birebir fikirdaşı olduğu öğrencilerinin kitaplarıyla ne alıp veremediği var acaba?




okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

22.11.15

İSLAM'A GÖRE KOMÜNİZM VE KAPİTALİZM VE DÜNYANIN GELECEĞİ

İSLAM'A GÖRE 
KOMÜNİZM VE KAPİTALİZM 
VE 
DÜNYANIN GELECEĞİ
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
ŞEYH HALİL KATTAN 
ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ

Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani (rahimehUllah) değerli eseri Sahih Hadisler Silsilesi'nin 6. Sayfasında şöyle demiştir: Allah (azze ve celle) şöyle buyurmuştur:
"O'dur Resûlu'nu hidayet ve hak din ile bütün dinler üzerine zahir olması için irsal eden. Velev ki müşrikler kerih görse." [Saf Suresi, 9. ayet]
Bize bu ayet, tüm dinlerin üzerine hükmü, üstünlüğü ve egemenliği ile geleceğin İslam'ın olacağını müjdelemektedir. Bir kısım insanlar bunun Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, raşid halifelerin ve adil sultanların devrinde olduğunu ve onlardan sonra da bittiğini sanabilir, ancak durum böyle değildir. Bilakis Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in belirttiği gibi bu sadık vaadin sadece bir bölümü gerçekleşmiştir. Hiç şüphesiz istikbal Allah (azze ve celle)'nin izni ve tevfikiyle İslam'ındır. O halde müslümanların Rableri (azze ve celle)'ye dönmek, Rableri (azze ve celle)'nin Kitab'ını uygulamak, Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnet'ine uymak, haramlarından sakınmak, O'nu razı edecek şeylerde birleşmek suretiyle, kendilerini buna hazırlamaları gerekir...

okumak için (e-kitap) tıklayın:
indirmek için tıklayın:
İSLAM'A GÖRE KOMÜNİZM VE KAPİTALİZM VE DÜNYANIN GELECEĞİ

*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

20.6.15

KUR'AN OKUDUKTAN SONRA"SADAKALLAHU'L-AZÎM" DEMENİN HÜKMÜ

KUR'AN OKUDUKTAN SONRA"SADAKALLAHU'L-AZÎM" DEMENİN HÜKMÜ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN
ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
ŞEYH BEKR EBU ZEYD

Kur'ân tilâvetini: "SadakAllahu'l-Azîm" kavli ile bitirmek, bid'attır. Çünkü Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'den ve onun ashabından, Kur'ân tilâvetini: "SadakAllahu'l-Azîm" kavli ile bitirdiklerine dair hiçbir rivayet gelmemiştir.

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in şöyle buyurduğu sabit olmuştur:

"Size düşen sünnetime ve benden sonra mehdi râşid halifelerin sünnetine (bağlanmaktır). Onlara azı dişlerinizle yapışınız. İhdâs olunan işlerden ise sakının. Şüphesiz ki ihdâs olunan her bir iş, bid'attır. Ve her bid'at, dalâlettir."

Bu nedenle, Kur'ân okuyan kimseye düşen, okumasını tamamlayınca, okumasını, hiçbir şey ilave etmeden, tilavet ettiği son âyetle bitirmesidir. Şeyh Muhammed bin Salih el-Useymin

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

10.3.15

SELEFİ SALİHİN MENHECİ


SELEFİ SALİHİN
MENHECİ
ŞEYH SALİH BİN FEVZAN

Selef'in menheci, Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in menhecine en muvafık olan menhectir. Bunun için, tüm ibadet ve davet meselelerinde bu menhecin en derin noktalarını incelemek ve bu menheci ilim, ibadet ve davette doğruya muvafık olmayı umarak tatlı ve serin bir su şeklinde müslümanlara sunmak, araştırmacılar üzerine vaciptir. 

Şüphesiz ki bu ümmetin âhiri ancak bu ümmetin evvelinin salâh bulduğu ile salâh bulabilir. Şöyle ki akîdesinde, ibadetlerinde, muamelatında, teamüllerinde, edebinde ve ahlakında İslam'ın menheci kesinlikle apaçıktır. 

Çünkü bu menhec, Kitap, Sünnet ve Sahabe (radıyaAllahu anhum)'un fehminden alınmış bir menhectir. Şüphesiz ki bu menhecin apaçık oluşu, onun vahiy nuru ile aydınlanmasının ve aynı zamanda, nakille çelişmeyecek şekilde ve aklın nakle tâbi olması şartıyla, Allah'ın akla ve fikre bahşettiği hakkın verilmesinin neticesidir.

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

11.2.15

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA CİNLER

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA
CİNLER
Şeyh Muhammed Nâsıruddîn el-Elbani

Cinlerle muamelede bulunmak, daha önceden -bu zamandan önce işitmediğimiz asrî bir dalâlettir. İnsanların cinlerle muamelede bulunması, tabiatla çok alâkalı bir konudur. Şöyle ki insanların cinlerle muamelede bulunması mümkün değildir çünkü ikisinin tabiatı farklıdır. 

Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem), Kur'ân'da: "Cinleri de halis ateşten yarattı." şeklinde gelen âyeti tekid ederek ve Kur'ân'daki (bilgiye) ilave olarak şöyle buyurmuştur: "Melekler, nurdan yaratıldı; Cinler, ateşten yaratıldı; ve Âdem de size vasfolunan şeyden yaratıldı."

Beşer, topraktan yaratılmış ise, ve cin de ateşten yaratılmış ise, biz inanıyoruz ki, yaratılışın aslındaki bu farklılığa rağmen cinlerle muamelede bulunmanın mümkün olduğunu söyleyen kimse bence,"... insanların meleklerle muamelede bulunması..." şeklinde henüz hiç kimseden duymadığımız bir şeyi söyleyen kimse gibidir. Peki, 'insanların meleklerle muamelede bulunması mümkündür' deme imkânımız var mı? Cevap: Hayır, niçin? Cevap aynı: "Melekler, nurdan yaratıldı; ... ; ve Âdem de size vasfolunan şeyden yaratıldı." Yani Âdem, topraktan yaratılmıştır. Topraktan yaratılan bu varlığın, nurdan yaratılan varlıkla muamelede bulunması mümkün değildir. müellif


okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:
*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!

16.1.15

KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA ALİM KİMDİR?


KİTAB VE SÜNNET IŞIĞINDA 
ALİM KİMDİR?

ŞEYH SALİH BİN SAAD ES-SUHEYMİ



Sufyan bin Uyeyne (rahimehUllah)'tan, onun şöyle dediği mervîdir:

"İnsanları, halktan gizli olarak dinleri hakkında konuşurken görürsen bil ki onlar, dalâlet veya bid'at kapısı açmaktadırlar."

Çünkü daima gizlice fısıldaşarak konuşmak, bid'atçıların alametlerindendir. 

Çünkü bid'atçılar, sadece karanlıkta hareket edebilen yarasalar gibidirler. 

Rabbani âlimin ise dîni açıktır, menheci açıktır, yolu açıktır. İbni Sirin (rahimehUllah) el-İsnad adlı eserde şöyle demiştir:

"Şüphesiz ki bu ilim, dindir. Dîninizi kimden aldığınızı bilin." müellif

okumak için (e-kitap) lütfen tıklayın:*
indirmek için lütfen tıklayın:


*e-kitap sitesinde reklam çıkabilir, üst sağdan veya alttan kapatabilirsiniz!




19.11.14

SELEFİN MENHECİ IŞIĞINDA KUR'AN MEÂLİ

SELEFİN MENHECİ IŞIĞINDA
KUR'ÂN MEÂLİ
(Tashihli ve ilâveli yeni yayın!)

Duyuru: Meâlimizi hazırlarken sureleri/âyetleri karışık, hatta bazı ayetleri parça parça meâllendirdik. Maalesef sonraki gözden geçirmelerimde -çok az da olsa- bazı kelimelerin kasıtsız bir şekilde düştüğüne muttali oldum. Bu dikkatsizliğimiz, bizim çalışmayı  bir an neşretme isteğimizden kaynaklanmıştır. Şu an itibariyle tashihe devam ediyorum ve varsa düşen kelimeleri ilave ediyorum. İnşâAllah bu minvalde devam edeceğiz... 
hazırlayan: Ebu Umeyr bin Mehmed et-Turkî


Daha önce neşrettiğimiz "TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI" isimli risalenin tashihini yaparken mütercim kardeşim Ebu Turab ile neredeyse hiç bir meâlden faydalanamadık. Çareyi tercüme ve teliflerimizde geçen ayetleri yeniden gözden geçirmede bulduk.

Bilâhare İslami bir forumda genç bir kardeşimizin Selef akidesine göre bir Kur'an meâlinin olup olmadığını araştırdığını müşâhede ettim. Buna cevaben birinin -ben bilirim edasıyla- böyle bir meâlin arayışı içine girmenin doğru olmayıp belli bir akideye göre bir meâlin hazırlanamayacağını yazdığını gördüm.

Vâkia ise tam zıddıdır, hazırlanan her meâl hazırlayan tarafından kendi akidesine göre hazırlanmaktadır. Bunun bir örneğini şöyle verebilirim: Meşhur iki hocanın hazırladığı bir meâlde Mülk Suresinin 16. ayetinde geçen "أَأَمِنتُم مَّن فِي السَّمَاء أَن يَخْسِفَ بِكُمُ الأَرْضَ فَإِذَا هِيَ تَمُورُ/Semâdakinin sizi yere batırmayacağından emin mi siniz, artık o çalkalandığında?" Allah (subhanehu ve teala)'nın semada oluşunu -herhalde kendilerinin Eş'ari akidesine müntesib olduğundan dolayı- inkar ederek ayeti şöyle tahrif ettiklerine şahid olabilirsiniz: "Gökteki (melek)lerin sizi yere geçirmesinden emin mi oldunuz?" 

Hani akideye göre meâl hazırlanmıyordu? 

Emin olun adedi 300 civarında diğer meâllerde de daha bir çok akideyle karşılaşacaksınız...

Tüm bu müşkilatları gözönünde bulundurarak Selefin menheci ışığında bir meâlin eksikliğini gidermek için yayınladığımız her çalışmada geçen ayetleri ayet-ayet, sure-sure topladık. Ve uzun bir çalışmamızdan sonra meâlimiz -biiznİllah/Allah'ın izniyle- tamamlandı.

Yukarıda forumda geçen diyaloğa yeniden dönecek olursak, Selef akidesi herhangi bir akide değildir, Selefi akide tek sahih akidedir. Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, sahabenin, tabiinin, tebe tabiinin ve kıyamete kadar bunların yolunda gidenlerin akidesidir. Diğer fasid akideler ise bunların yolundan gitmeyip heva ve hevesine uyanların akidesidir. Allah (subhanehu ve teâlâ) bizi bu sapık akidelerden korusun. (Amin)

İlk neşir: Zilhicce 1435/Ekim 2014 [son güncelleme: 19 Ekim 2026] 

indirmek için tıklayın:
https://drive.google.com/file/d/1vwptWOAmHBimzrM2ujhZAyRi6UEkVVX_/view?usp=drivesdk

18.10.14

KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR Said el-Kahtani

KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR
Said el-Kahtani

Şifâ, sözlükte hastalıktan iyi olmak anlamına gelir. "Allah ona şifa verdi" anlamında "şefahUllahu" denir. "Hastalığından beri oldu, şifa buldu" anlamında da "iştefa" denir. Bu kelime, vücutların şifasından ruhların ve kalplerin şifasına da nakledildi.

Allahu Teâlâ eş-Şâfî'dir, hastalık ve şikayetlere şifa verendir. O'nun şifası iki kısımdır:

Birincisi, manevî ve ruhî şifadır ki, kalp hastlalıklarına verdiği şifa bu nevidendir.

İkincisi maddî şifadır ki bu da vücutların hastalığına verdiği şifadır. Allahu Teâlâ kitabında her iki şifayı da zikretti ve Allah Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'de Sünnet'inde bunu açıkladı.

Kur'an-ı Kerim, kalplerdeki şüphe tereddüt ve şehvet hastalıklarına karşı şifâdır, onlardaki küfür ve nifak pisliklerini yok edip izâle eder.

okumak için (e-kitap) tıklayın:
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

indirmek için tıklayın: 
KUR'AN GÖNÜLLERE VE BEDENLERE ŞİFADIR

24.4.14

SELEF VE HALEF YOLU Şeyhulİslam İbn Teymiyye



  
    SELEF VE HALEF YOLU 
     Şeyhulİslam İbn Teymiyye

Selef'in bütün yapmak istediği şey Allah Resûlu
(sallAllahu aleyhi ve sellem)'e muvafakat üzere bulunmak
olduğu halde nasıl oluyor da onların bu yolunu
bırakabiliyorlar?

Gerçekten de Selef'in sahip olduğu ilim ve imân nâmına
ne varsa hepsi, Allah'ın kendileri karanlıklardan aydınlığa çıkardığı, Aziz ve Hamîd olanın yolu olan Sırat-ı
Müstakîm'e ulaştırdığı şeylerdi, bunu da Nebîleri
(sallAllahu aleyhi ve sellem)'den elde etmişlerdi.






Okumak için (e-kitap) tıklayın:
 

İndirmek için tıklayın:

9.4.14

İbadetlerin Temeli Nedir? Şeyhulİslam İbn Teymiyye



İbadetlerin Temeli Nedir? 
Şeyhulİslam İbn Teymiyye


Bid'atçıların yaptıkları ayinlerini meşrulaştırmak için sürekli: "Bu bilgi bize gizli getirildi!" veya: "Falanca mubarek zât rüyasında gördü!" gibi zırvaladıklarını müşahede edersiniz. Uydurmanın bahanesi de uydurma olsa gerek. Oysa gerçek ibadetin temeli Allah (azze ve celle)'nin  kitabı ve Resûlu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in sahih Sünnet'idir. Şeyhulİslam İbn Teymiyye (rahimehUllah) bu konuyu eserlerinde hep işlemiştir.

 İbn Teymiyye külliyatından alıntıladığımız konuyla alakalı bölümü burada yayınlıyoruz... 



Okumak için (e-kitap) tıklayın:

İndirmek için tıklayın:



18.2.14

SÜNNETE İTTİBAYI EMREDEN 40 AYET VE SELEFİN AÇIKLAMALARI

SÜNNETE İTTİBAYI EMREDEN 40 AYET
VE
SELEFİN AÇIKLAMALARI



Günümüzde müslümanlar grup grup olmuş ve her fırka kendi metoduna, anlayışına ve ayinlerine çağırmaktadır. Yaptıkları bid'atları örtbas edebilmek ve müslümanlar nazarında meşrulaştırabilmek için "bu amel bize gizli bir şekilde nakledildi" veya "ben falancayı rüyamda gördüm ve bana böyle yapmamı emretti" derler, oysa ki din tamamlanmış ve eksik hiç bir şey bırakılmamıştır.


Allah (subhanehu ve teala) bize Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e uymamızı emretmiş O (sallAllahu aleyhi ve sellem)'de bize uçan kuştan dahi haber vermiştir. Kur'an'da Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'e ittibayı emreden bir çok ayeti müşahede edersiniz ve selefin tefsirlerinde ve kitaplarında bunların sıkça tekrarlandığını ve açıklandığını görürsünüz. Bu bilgileri toplamaya çalıştım ve sünnet düşmanlarına karşı silah olarak hazırladım.

Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) doğru yol olan Kurtuluş Fırkasını tavsif ederken şöyle buyurmuştur: "Benim ve ashabımın üzerinde olduğu üzere olandır." Sadece bu vasıfta olan alimlerden alıntılar yaptım, zira bu vasıfta olmayanların bırakın kendilerine ümmete hiç mi hiç faydaları dokunmayacaktır, bilakis kendileri saptıkları gibi kendilerine uyan zavallıları da saptıracaklardır. Bu zevatın kendi aralarında bölük pörçük oldukları halde sünnet ehline düşmanlıklarında birbirleriyle ittifak kurup saldırdıklarını görürsünüz, biz bu güruhun arasında ayrım yapmıyoruz, zira Kurtuluş Fırkasının karşısında hepsi birdir...

okumak (e-kitap) için tıklayın:

4.2.14

T E V H İ D VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

T E V H İ D
VE
HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI


telif: Şeyh AbdUllah bin Muhammed bin Humeyd


   Hamd, kulları kendisine ibadet/kulluk etmeleri için yaratan, onlara tevhîdini ve taatini emreden Allah'ındır. Lâ ilâhe illAllah'a, O (celle celaluhu)'nun tek olduğuna, rabliğinde ve ilahlığında ortağı olmadığına şehadet ederim. Muhammed (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in, O (celle celaluhu)'nun kulu ve Resûlü olduğuna şehadet ederim.

   Salat ve selam O Resûle, O'nun âline, ashabına, yoluna tâbi olana, O'nun daveti ile davet edene, din gününe kadar sağlam bir teslimiyet ile teslim olanlara olsun.

   Bu, hurafe ve bid'atların karıştığı her türlü şeyden berî halis Selefî Akîdeyi, bu ümmetin selefinden, sahabeden, tabiinden, onlardan sonra gelen ve müslümanların hidayet ve dirayetlerinde icmâya vardığı muhakkik âlimlerden, muhacir ve ensarın önce geçenlerinden ve onlara ihsan üzere tâbî olanlardan gelen Ehli Sünnet ve'l-Cemaat akîdesini müslümanlar için beyan eden özlü bir risaledir. 
  
Okumak (e-kitap) için tıklayın:
TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

İndirmek için tıklayın:
TEVHİD VE HALİS SELEFİ AKİDENİN BEYANI

12.11.13

Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz? Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani

Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?
Şeyh Muhammed Nasıruddin el-Elbani



Hepimizin İslam'dan zaruri olarak bildiği husus; İslam'ın temeli Peygamber (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in kalbine Allâhu Teâlâ tarafından indirilen Kur'ân-ı Kerîm'dir. İnsanlardan bir çoğu Arapça'yı biraz bilmekle Allâhu Teâlâ'nın kitabını -ne kadar hevalarına göre anladıklarını söylemesek te- akıllarına göre anlamakta kendilerini hür görebilmektedirler.


Bundan dolayı kendinde ilimden bir şey olan kişilerin üzerine, asrımızda çoğalmaya başlayıp kendisini gösteren, yarım asırdan beri kendilerini Kur'ân'a nisbet eden, kendilerine Mealciler adı veren ve İslam'ın sadece Kur'ân-ı Kerîm'den ibaret olduğu iddiasına kalkışan bu fasid sinsi görüşü iptal etme görevi düşmektedir.

Bugün de geçmiştekine benzeyen yeni bir iddia ortaya atılmıştır ki; önceki grup gibi sadece Kur'ân-ı Kerîm ile
yetinmeyi ortaya açık olarak atmasa bile, bu konuyu yeniden tartışma gündemine sokmaları ve Müslümanların
zihninde şüphe tohumları ekmeye çalışanlar İslam'ın Kur'ân-ı Kerîm'den başka bir şey olmadığını insanlara her
fırsatta aşılamaya kalkışmaktadırlar.

Muhammed Nasıruddin el-Elbani

Okumak için tıklayın (e-kitap):
Kur'ân'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?

İndirmek için tıklayın:
Kur'an'ı Nasıl Tefsir Etmeliyiz?



30.9.13

SELEFİ MENHEC KURTULUŞUN YOLUDUR

 SELEFİ MENHEC KURTULUŞUN YOLUDUR! 
 Hamd Allah'ındır. Salat ve selam, Allah'ın Resulu'nun, âlinin, ashabının ve onları dost edinenlerin üzerine olsun. Ve ba'du:

 Şüphesiz ki Selefin menheci, akîde ve amel bakımından İslam'ın hak menhecidir. O, bu yönüyle müstakim/dosdoğru çizgiyi ve Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in kendilerinden razı olarak ayrıldığı ilk dönem müslümanlarının üzerinde bulunduğu asıl alanı temsil eder.


 Kelam fırkaları arasında tartışmalar çıktığı ve bu çekişmelerin dînin asılları/temelleri etrafında dönüp durduğu zaman, "Selef" ıstılahı zâhir ve meşhur olmuştur. 


   Herkes Selef'e intisab etmeye çalışmış ve kendi üzerinde bulunduğu durumun, Selefi Salih'in üzerinde bulunduğu durum olduğunu ilan etmiştir.   

okumak (e-kitap) için tıklayın:



2.9.13

İSLAM'DA TASVİRİN (HEYKEL, RESİM VE FOTOĞRAF) HÜKMÜ


İSLAM'DA TASVİRİN
(HEYKEL, RESİM VE FOTOĞRAF)
HÜKMÜ

ŞEYH ABDULAZİZ BİN ABDULLAH BİN BAZ
ŞEYH MUHAMMED BİN SALİH EL-USEYMİN

   Soru ve Cevab şeklinde olan bu risaleyi seneler önce AbdUllah Ebu Mervan kardeşe tercüme ettirmiştim. Kitapçık olarak tab etmeyi düşünmüştüm, ama buna çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü fırsatım olmamıştı. Bir kaç yıl önce kitapçılık yapan bir abiye tercümenin fotokopisini gönderdim, o da risalenin bir kısmını nette yayınladı.

   Bilahare risaleyi incelediğimde yayınlanmamış kısımlarınında çok faydalı olduğunu müşahede ettim. Son zamanlarda tasvir probleminin müslümanların zihninden tamamen silindiğini, herhangi bir sınır tanınmadığını ve durumun iyice kötüye gittiğini düşünüyorum.

   Geçenlerde katılmış olduğum bir İslami seminerde yemek yerken bile bir müslüman gencin kardeşleri fotoğraf çektiğini farkettim ve müdahale etmeye çalıştım. Bu sebeplerden dolayı tercümenin tam metnini kardeşlerimizin ikazı için türkçe konuşan müslümanların istifadesini sunuyorum.


Okumak için tıklayın:

1.9.13

KURTULAN TOPLUM FIRKAYI NACiYYE


KURTULAN TOPLUM 
FIRKAYI NACiYYE

   Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: "Sizden önceki ehli kitab yetmiş iki millete ayrılmışlardı. Bu (İslam) millet(i) de yetmiş üçe ayrılacaktır. (Bunlardan) yetmişikisi ateşte biri de cennetliktir. Bu cemaattır." Ayrıca başka bir hadiste sahabelerin Fırkayı Naciyyenin kim olduğunu sormaları üzerine Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Benim ve ashabımın (yolu) üzere olan." Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ehli kitabın 70 küsur ve müslümanların da 73 fırkaya ayrılacağını haber vermiştir, ve bir fırka hariç her fırkanın ateşte olduğunu söylemiştir.

   Ateşe girmeyecek olan bu taife hiç şübhesiz Allah (subhanehu ve teala)'nın Kitabına ve Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in Sünnetine sarılan Fırkayı Naciyye'dir (Kurtulan Toplum'dur), zira onlar diğer taifeler gibi dinlerine bid'atlar ve hurafeler karıştırmamışlar ve tamamen Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem)'in ve ashabı (radiyAllahu anhuma)'nın yoluna sadakatle bağlı kalmışlardır. Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) onlar hakkında şöyle buyurur: "Ümmetimden bir taife daima Allah'ın emrine bağlı kalacaktır, muhalefet edenler onlara zarar veremeyeceklerdir."

   Fırkayı Naciyye, Kur'an'ı Kerim'in hükümlerini kabul ve tasdik etmekle onlara uyan, Allah Resulu (sallAllahu aleyhi ve sellem) ve ashabının yolunu aynen takip eden topluluk, cemaat demektir. Fırkayı Naciyye Allah'ın kitabına, yani Kur'an'ı Kerim'e ve Resulunun ve ashabının diliyle nakledilmiş dosdoğru yolunu benimseyip kabul eden ve bunlarla amel eden topluluk manalarına gelmektedir.

   Bu çalışmamızla Fırkayı Naciyyenin Kur'an, Sünnet ve selefin eserlerinde bulunan bilgileri kurtuluşumuz adına türkçe konuşan-okuyan müslümanlarla paylaşmak istedik. Kendi nefsimizden pek bir şey yazmadık, kaynaklarda gelen bilgilerle iktifa ettik, inşeAllah umulur ki fırka fırka olmuş müslümanların yönlerini bulmada bir pusula mesabesinde olur…

okumak (e-kitap) için tıklayın:
KURTULAN TOPLUM FIRKAYI NACİYYE

indirmek için tıklayın:
KURTULAN TOPLUM FIRKAYI NACİYYE